- Katılım
- 8 Temmuz 2022
- Mesajlar
- 1.047
- Emoji Skoru
- 1.016
- Puanlar
- 83
- Yaş
- 30
- Konu Sahibi kediseverbiri
-
- #21
Sınavlara hazılık süreçlerinde veliler eğitim koçu tutuyorlar. Bunun sertfikasını alıp, bu şekilde öğrenci takibi yapabilir misiniz? Online şekilde de süreci sürdürebilirsiniz hem özel ders hem öğrenci koçluğu. Yayınevlerine soru, içerik hazırlayabilirsiniz.
Para çok önemli hayatta. Para konusunu çözmeniz gerekir. O zaman az biraz en azından kafanız rahat eder, evde tartışma olmaz.
Otuzlar güzel yaşlar .Ayrı bir eve çıkma imkanı yokmu .Biraz anneden ayrı yaşama sanırım bütçe olarak yok.Eve verdiğiniz paranın miktarını biraz azaltın.Sorun burada sizinde biraz kendinize harcamanız lazım.Bencede İnternet var o on senedir arkadaş sonra sevgilimi neyse orada bı içim soğudu.Neden bilmem.Yaşınız gayet genç sınır çizmeyi bilmiyorum yok eli ekmek tutan fıstık gibi kizsiniz olmayan ilişkiyi mantıkla bitirmeyi becermis takıntı yapmamış insansınız.Herseyi yapabilirsiniz .Annenizden çekinmeyin duygu sömürüsüne manipüle olmayın.Acimasiz gaddar olmaya gerek yok zaten de değilsiniz.Siz olmasi gerektiği gibisiniz.Arkadas çevreniz yokmu çok ciddi gibisiniz bu aralar biraz gezip tozup keyfe odaklansaniz .
Benim deneyimim daha çok anaokulu, 2 ve 6 yaş arası çocuklarla deneyimim var. Bu sebeple koçluk için sertifikaları araştırmam gerekecek çünkü hiç deneyimim yok dediğiniz konularda.
Bizim alt komşunun oğluna 5 yaşındayken online resim dersi aldırıyorlardı bir anaokulu öğretmeninden.
Siz online etkinlik yapabilirsiniz çocuklarla özellikle 5-6 yaş bilgisayar kullanabilir olanlarla. Küçük eğitimler düzenleyenilirsiniz, mevsimler hava durumları gibi. Temalı konular gibi. Veya aileleri bilinçlendirme dersleri/online seminerleri olabilir.
İyice gözlemle inşallah iyi olur .Bu aralar bencede biraz keyif biraz kendine birşeyler yap.Hepimiz öyle bazen bir tükenmişlik oluyor .Biraz ek iş mi olur daha paralı yeni bir işmi olur bak bakalım.Anne de biraz anlayışlı olsun kıssın biraz ordan burdan bunuda konuşmalısın.Yada biraz para saklamak lazım .Bu aralar sıkıntım olduğu için ciddi gelmişimdir garcisscım normalde arkadaşlarıyla gezen tozan eğlenceli bir insanım ama bunaldım aylardır parasız işe gitmekten.
Ayrı eve çıkma imkanım yok, parayı biraz azaltabilirim.
10 senelik arkadaşım dediğim kişi başka, araba için yardım istediklerim başka... Farklı kişiler.
Çocuğu şu an tanıma aşamasındayım, iyi bir iletişim kurarsak mutlu olursak ilişkiye başlayabilirim ve artık ileriye dönük bir şeyler düşünebilirim ben de... Çünkü kendisinde eski erkek arkadaşımda bulamadığım çok şey var. Aklıma takılan konu da bazı konularda çok fikri vs yok bir erkek olarak kesin bilir o diyebileceğim şeylerde bazen şoka uğratabiliyor beni.
İnşallah iyi olur yeni bir nefes yeni bir düzen olur .Ve mutlu olursun.İyi haberlerini bekliyorum ben
Kimse kimsenin yanında değil, herkes kendi tarafında.Aslında bir başlasanız alışıp gidersiniz.Hayır deyin bir kere.Ailenizin ihtiyacı varsa maaşın dörtle birini verin mesela.Gerisini biriktirin kimseye de söylemeyin.Hayatınızın orkestra şefi sizsiniz.Kendinizi herkesten çok sevin.Gerisi sonra.Kimseye bağırmadan saygısızlık etmeden sakince hayır deyin ve kavga ortamlarından kaçın.Küsbkalamaz anne baba, barışırsınız.Ama asla özür dileyen siz olmayın.İstikrarlı bir şekilde karalarınızın arkasında durunİyi akşamlar,
Ne ailemle ne arkadaşlarımla paylaşabildiğim, içimde tuttukça da büyüyen ve kalp çarpıntısına sebep olan bazı sıkıntılarım var. Sanki büyüdükçe hayatımın kontrolünü kaybediyor gibiyim. Yaş 30 oldu, özel sektörde öğretmenlik yapıyor, maaşımın bir kısmını aileme veriyor ve geri kalanı ile ihtiyaçlarımı karşılamaya çalışıyorum. Bazen de karşılayamıyorum.
Keşke hayatta "Önce ben" diyebilen biri olsaydım. Kendime yatırım yapmaya, hayat standartlarımı yükseltmeye çok uğraştım ama hayal ettiğim seviyeye gelemiyorum. Düzenli terapi alıyorum, sınırlar üzerinde uzun zamandır çalışma yapıyoruz ama asla sınırlarımı koruyamıyorum. Özellikle anneme... Sınırlarımı çizmeye çalışıyorum, sınırımı aştığını fark edince öfke nöbetleri geçiriyorum, kavga ediyoruz, derdimi ona anlatmaya çalışıyorum, anlamıyor, o anlamadıkça ben tatmin olmuyorum ve geriye kalp kırıklıkları kalıyor. Ertesi gün neden öfkemi dizginleyemedim, onu üzdüm diye üzülüyorum fakat ben ağlarken o yanıma bile gelmiyor.
Bazen panik atak geçiriyormuş gibi kalp çarpıntısı, terleme, titreme, göğüste ağrı hissediyorum. (Herhangi bir tanım yok, belki de panik atak vardır) Hemen açık alana çıkıp nefes alıyorum, sigara içiyorum ya da ağlıyorum. Yine de içimdeki öfkeyi dindiremiyor.
Belki konularımı bilen vardır, 4 yıllık erkek arkadaşımla evlilik üzerine çok konuştuk, çözüm bulamadık ve ben severek terk ettim; en büyük etken karşı tarafın aile apartmanında yaşamak istemesiydi, herhangi bir çözüm yolu üretmedi (farklı mahallede kiraya çıkarız vb gibi), ikincisi ise maaşımın tamamını ona vermemi, ihtiyacım kadarını kendisine sorarak alacağımı, hayatın müşterek olduğunu söyledi, ben ödemeleri bölüşelim ama maaşımı veremem dediğimde de geri adım atmadı. Ayrılığın üstünden neredeyse 10 ay geçti, onu çok çok özlüyorum... En zor zamanlarımda hep o yanımdaydı, başım sıkıştığında onu arardım, yanımda olurdu, çok sık buluşurduk, eğlenirdik. Bir şeye ihtiyacım olsun sonsuz güvenle ona emanet eder, arkama bakmazdım. Ayrılığımızın 4. ayında başka biri ile nişanlanacağını duydum. Canım acıdı ama ona umarım mutlu olur diye hep dua ediyorum...
Ben de yoluma baktım, hayatımı düzene sokmak için uğraşıyorum. Birikim yapmaya, spora, terapilere zaman ayırmaya çalışıyorum. Hayatımda biri var, benimle evlenmek istiyor, önce arkadaşımdı (neredeyse 10 yıllık) sonradan birbirimizden hoşlandık, ailesi, yaşam tarzı, hayata bakış açılarımız çok denk ama sanki arkamda değil gibi hissediyorum. Örneğin arabamla alakalı bir sorunum olduğunda, ona danışıyorum ama asla anlamıyor, çevremdeki bazı erkek arkadaşlarımdan yardım istiyorum, onlara muhtacım ya resmen y.vşakça muamelelerini gözardı etmek zorunda kalıyorum.
Yolumu kaybettim ya, birşeyler inşaa etmeye çalışırken hiçbir şeyin düzgün gitmemesine, var olanı da elimle yıkmaktan çok yoruldum. Kalbim acıyor.
40 bin maaş alıp 30 binini annenize verirseniz tabii ki size bir alan kalmaz40 bin TL maaş alıyorum, bazen 20 bazen 30 veriyorum. Maalesef vermek zorundayım. Zaten verdiğim para ile ödenen şeyler vardır muhakkak. Annem yatırıyordur.
Aile evinde kalmanın maddi bir konforu kesinlikle olmalı, çünkü hepimiz biliyoruz ki çoğu zaman manevi konforu olmuyor.Annem söylüyor, ev kirası verdim, aidat verdim, pazar masrafı ve kenarda köşede kalan borçlara yatırdım diyor o kadar. Vallaha normalde hiç evlilik, çocuk düşünen biri değildim. Tek hayalim maaşımla gönlümce eğlenip kendimle ilgilenmekti ama son zamanlarda evden uzaklaşmayı çok istiyorum. Sırf bu yüzden ayrı düzenim olsun istiyorum. Yine de bunun için ani ve acele karar verip, yağmurdan kaçarken doluya tutulma hesabı gibi, bambaşka şeylere sürüklenmek istemiyorum.
Aile evinde kalmanın maddi bir konforu kesinlikle olmalı, çünkü hepimiz biliyoruz ki çoğu zaman manevi konforu olmuyor.
Ailene hiç para vermemen gerekirken maaşının yarısını/ yarısından fazlasını vermen çok çok fazla.
Annenle kavga ediyorsun, manevi konfor yok. Çalıştığın komple eve gidiyor, maddi konfor yok. Ee o zaman aile evinde kalmanın ne artısı var ki? Uygun fiyatlı bir pansiyon tutsan veya ev arkadaşı bulup ayrı eve çıksan maddi ve manevi olarak çok rahat edersin.
Farkındaysan karşına çıkanlar ailen gibi seni aşırı kontrol etmek isteyen ve paranı almak isteyen tipler. Muhtemelen aile evinden çıkmadığın sürece yine benzer tiplerle karşılacaksın.
40 bin maaş alıp 30 binini annenize verirseniz tabii ki size bir alan kalmaz
anladığım kadarıyla anne-baba ayrı
anne emekli ama evi yok
babanızdan nafaka alıyor mu?
yarın siz evlenseniz - ki ne kadar düşünmüyordum vs. deseniz de 10 ay olmuş ayrılalı yeni ilişki olmuş o da evlenelim diyor. evlenmeyecek olan (benim gibi) bellidir, ilişki hızı bellidir vs. siz evlenirsiniz buradan görünüyor yani. bir kere "hayatımda böyle alfa erkek biri olsun, arabadır paradır teknolojidir filan böyle konuları anlasın, erkek olsun işte, çeksin. çevirsin" filan gibi bir kafanız var. bu kafa kötüdür demiyorum, da, bu kafa %99 evlenir, onu diyorum.
e ne olacak?
siz nasıl geçineceksiniz? haatınızdaki yeni kişinin gelir durumu çok çok iyi mi?
anneniz nasıl geçinecek?
Bana 10 bin kalacağını bildiğim işte çalışmam. Evde oturmak çok daha iyi. Üstelik özel okullar öğretmenin canını alacak şekilde çalıştırıyor.Evde sadece senin maaşın mı var şuan? Çok fazla değil mi 30 bin aylık vermek? İhtiyaç varsa elbette verilir aynı evdesiniz. Ama 10 bin yetişkin çalışan için çok az bir para geçinmeye. Her şey çok pahalı. Özel ders verebilme şansın var mı ek gelir olması için veya veriyor musun?
Ben de özel ders veriyorum, hem de yıllardır. Kusura bakma ama insanlar üzerinde otorite kurma becerin ve sınırların olmadığı için karşı taraftan " vur ensesine al ekmeğini" biri olarak göründüğün için özel derslerin sürekli değildir.Annemin de emeklisi var, evet çok zor çok canım acıyor evlenmek istesem hiçbir şeyim yok resmen nasıl bu düzeni değiştireceğim bilmiyorum. Çok sinirleniyorum bazen parasız bir ay geçirdiğimde işte sinirimi annemden çıkartıyorum. Özel ders vermeyi denedim ama sürekliliği hiç yok. Bu hafta gel üç hafta gelme... düzenli bir gelir getirmedi özel dersler. Çok iyi hazırlanmama ve öğrencilerle ilgilendiğim halde... Genelde ders iptalleri hep tatile gidiyoruz, çocuk hasta vb oluyor, sonra bir ders daha yapılıyor sonra bir daha aranmıyorum.
Bana 10 bin kalacağını bildiğim işte çalışmam. Evde oturmak çok daha iyi. Üstelik özel okullar öğretmenin canını alacak şekilde çalıştırıyor.
Ben de özel ders veriyorum, hem de yıllardır. Kusura bakma ama insanlar üzerinde otorite kurma becerin ve sınırların olmadığı için karşı taraftan " vur ensesine al ekmeğini" biri olarak göründüğün için özel derslerin sürekli değildir.
Derslere başlarken kurallarını söylersin, bu konuda karşı taraf senin net olduğunu görür, ona göre hareket eder. Ha hareket etmiyorsa " şu sebeple dersleri bırakıyorum" dersin.
siz üniversiteyi de mi aile yanında okudunuz?
+ branşınız okul öncesi galiba
7-8 sene önce okul öncesi baya kolay atanıyordu yaşınız 30 olduğuna göre mezun olanı 7-8 yıl olmuş (ailemde çok var, herkes devlette)
son 2-3 senedir bizde artık yeni mezun yok o yüzden çok takip etmiyorum ama okul önceci olup atanamayan olmamıştı bizde mesela.
insan ailesinin yanından gitmek için bile atanır yani.
e iyi ya bariAnnem babam ayrı değil.
Sık sık " hayır " kelimesini kullan. Önce ağzın alışsın, sonra beynin.Evet öyle göründüğüm için özel okulda canım cıkana kadar çalıştırılıyorum. Maddi anlamda işe ihtiyacım olduğunu kimseye söylemesem de işi kaybetmemek için varımı yoğumu vererek çalıştığımdan genelde kediseverbiri hemen yapar onu diyerek benim işim 1 iken 10 oluyor. Nasıl koyacağım ben bu sınırları? En en en en zorlandığım konu!
Bana 10 bin kalacağını bildiğim işte çalışmam. Evde oturmak çok daha iyi. Üstelik özel okullar öğretmenin canını alacak şekilde çalıştırıyor.
Ben de özel ders veriyorum, hem de yıllardır. Kusura bakma ama insanlar üzerinde otorite kurma becerin ve sınırların olmadığı için karşı taraftan " vur ensesine al ekmeğini" biri olarak göründüğün için özel derslerin sürekli değildir.
Derslere başlarken kurallarını söylersin, bu konuda karşı taraf senin net olduğunu görür, ona göre hareket eder. Ha hareket etmiyorsa " şu sebeple dersleri bırakıyorum" dersin.
İmkanı olmayanın çalışmaktan başka şansı yokki. 10 bin 10 bindir. Kimisi için büyük para kimisi için olsa da olur olmasa da olur parası. Maaş almanın yanı sıra sigorta ödeniyor, iyi kötü tecrübe kazanılıp, bakın şu kadar süre çalıştım deniliyor. Çoğu insanın başka alternatifi yok bu kötü şartlarda çalışmak dışında.