Geçmiş olsun panik atak ilaçları ve genetik yatkınlık eşimde tip 2 diyabete sebep oldu. İlaçları bırakmanıza sevindim.
İnsanın kendini gerçekleştirme ihtiyacı var ve senin bunu yapacak imkanın yok. Destekleyecek kimse yok. Yeri geliyor böyle durumlarda eşinin sevgisinden bile şüphe ediyorsun. 2. çocuk bence aile hayatınız çok yıpratmış tabi ki çözümü yok. İlaç desteği de bir yere kadar eğer içiyorsan sonra başka sorunlara sebep oluyor, eşimin panik atak ilaçları en son trigiliseridini 900 lere hba1c sini 12,5 lara fırlatarak diyabete sebep oldu. Bence çocuklar kreşe başlayana kadar dişini sık sonra evliliğini bitirme fikrini tekrar gözden geçir. Kocanın annenle olan diyaloğu çok ama çok sevimsiz geldi. Açıkçası şeklen yanında gibi görünse de manen yok bu koca. Ben seni çok iyi anladım güçlü birisin fakat insan hayat arkadaşında yanılınca hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. Gittikçe dibe batıyor. Mutsuz evliliklerin devam etmemesinden yanayım he r zamanda yazarım çocuk yoksa boşanın diye. Çocuklu olunca biraz daha çetrefilli oluyor maalesef süreç.
Benim annem 30lu yaşlarında depresyon geçirmiş ve hala asabi ve geçmişi unutamayıp affedemeyen bir kadın.Sonuç olarak ben 27 yaşındayım ve manik depresifim iki ablam daha var onlarda aynı annem gibi geçmişte takılıp kalan ve asabi yapılılar.
Yani demem o ki;anne yahut baba genlerle bunu çocuklara aktarıyorlar,çocuklar beyninde o hastalık kodlarıyla doğuyorlar ve yaşamın stres ve sıkıntılarının yoğunlaştığı dönemde hastalık patlıyor.(Doktorumun açıklaması)
Psikiyatrik hastalıklarda özellikle duygudurum bozukluklarında genetik aktarım temel sebeptir.
O ikisi aynı şey canım.Ben bipolar demem de manik-depresif derim.
Bende manik-depresifim yani bipolarım
siz zaten evlat olarak çok yüklenmişsiniz hayatı.
annesinin güçlü olmaması bir kadın için zor bir durum.
büyük çocuğunuz kreşe gitsin öncelikle..
eve yakın, makul bir kreş iş görür. oyun oynasın kafi.
anneniz götürüp getirir.
ufaklık da 2 yaştan sonra gidebilir bence.
siz de annenizden akşamları ve haftasonları destek alırsınız daha çok.
böylece iş ve ev dışında kendinize zaman ayırabilirsiniz.
öğlen aranızda müsait misiniz?
çıkıp yürüyemez misiniz?
Suan depresyon geciren bir anneyim..
Tedavi goruyorum ve asmaya caisiyorum..
2017 benim icin cok zor gecti.. Allah bir faha gostermesin cok cok zor zamanlar yasadim..
Yalniz be. Depresyonda bile olsam eve kapatmiyorum kendimi..
Haftasonu neden evdesiniz...
Maddi durumunuz yerinde sanirim..
Cumadan islerinizi halledin..
Cumartesi sabah kalkin alin cocuklari kahvaltiya gidin..
Sonra cikin birlikte yuruyus yapin..
Ama asla kendinizi eve kapatmayin.. depresyon gecirenlerin yaptigi en buyuk hata bu bence.. bu sekilde dibe coktukce cokuryorsun..
Bende yaşıyorum bu hastalığı benim major depresyon o kadar umutsuz ve caresizdim ki burda bu hastalığı yaşayıp iyi olan bir kaç arkadaşla konuştum onlar umut oldular bana iyilesecegime dair umudum arttı çok zor bir hastalıkSonunda bu da oldu dedirten cinste benim sorunum.
Bazen diyorum "rahat batıyor sanırım"...
Ama kendimi öfkelenmekten geri tutamıyorum.
Onca yaşanan şeye rağmen, eski kendimi arıyorum bir yerlerde.
Bulamayacağımı bildiğim halde.
Genel anlamda hayatıma bakıldığında mutsuz ve depresif olmamı gerektiren birşey yok belki de.
Bir çoğuna göre gıpta edilebilecek derecede bir hayatım var.
Düzgün denilecek bir evliliğim var, iyi bir eşim var, işinde gücünde, çocuklarına düşkün, dışardan bakıldığında bana düşkün...
2 tane dünya güzeli evladım var...
Düzgün bir işim var...
Daha ne olsun değil mi?
Ama huzurum yok, mutluluğum yok, keyfim de yok.
Bir bezginlik var üzerimde.
Bunun için de bir psikiatriste gittim tabii ki ve sonuç: major depresyon = antidepresan
Kızgınlığım arttı aslında bunu öğrenince.
Hayat dolu, neşeli, sosyal, etrafına mutluluk saçabilen bir insan iken,
evden dışarı çıkmayan, sinirleri gergin, canı çocukların gülücükleri haricinde sıkkın, asosyal, mutsuz bir insana döndüm.
Tabii bu noktaya birden gelmiyor insan, yaşadıklarımız bizi bir yerlere taşıyor.
Ne anlatsam nereden başlasam ben de bilemiyorum ki.
Umarım kendimi toparlarım.
Sormak istediğim, depresyona düşüpte, kendisini bu süreç sonrasında eskisi gibi hisseden, iyi olanınız var mı?
Ben bu depresyon ile nasıl baş edeceğimi bilemiyorum gerçekten.
Daha öfkeliyim sanki, daha sinirliyim, eşime karşı, yaşananlara karşı, resmen nefret kusasım var.
Daha bir içime kapandım, daha sessizleştim, çünkü ağzımdan çıkacaklardan korkuyorum.
Her an birilerine patlayarak, bütün öfkemi kusup, herşeyi yerle yeksan edecekmişim gibi geliyor...
Çıkmazda hissediyorum kendimi....
Ayrıntıya çok takılıyorsun .. bazı şeylere fazla anlam yükleme. .mesela kayinvaliden çocuklar konusunda destek sözü verdi ve geri çekildi , annecim yada x hanım ,ne diye hitap ediyorsan , verdiğiniz sözün arkasında durmadiginiz için çok üzgün ve kırgınım ,size güvenmiştim ,diyerek içinde büyütmekten kurtulabilirsin. Biriktirip biriktirip kendini rahatsız edeceğine ,anında tepki ver ,gereken kişiler rahatsız olsun.İyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim.
Terapi almıyorum henüz, alabilir miyim onu da bilmiyorum çünkü kendime randevu bile zor aldım.
Kafaya koydum bugün gideceğim dedim ve gittim, ancak terapi için böyle bir zaman yaratabilir miyim emin değilim.
Evet babamın uslubü çok yanlıştı.
Hayatımın bir çok noktasında yoktur babam, o yüzden aslında söz hakkı da yok.
Ama insanın, daha doğrusu kız çocuklarının, babasına karşı bir zaafı vardır ya.
Bende o zaafın milyon katını düşünün.
Bir çok şeyine göz yumup, bir çok yanlışını affetmiş, göz ardı etmiş, umursamamış bir insanım.
Belki o yüzden bir lafı bana çok ağır geliyor, kaldıramaz noktaya geliyorum.
Bir noktadan sonra da soğuyorum, insan babasından soğur mu? Ama işte bir kelime bende birşeyleri bitirebiliyor.
Bugünlük bu böyle tabii ki, 3-5 gün sonra babamdır, yine eskisi gibi umursamam belki, emin değilim.
Fakat bu ufak ufak kırgınlıklar çığ oluyor bende işte.
Algılaması biraz zor....
Çalışıyorum evet, ekonomik özgürlüğüm var.
ancak bir noktada da çocukları o şekilde evde bırakıp, bunca sorunlar yaşayınca, ki annemdir bakması bir nimet çocuklara o yüzden anneme tek kelime etmeye hakkım yok, işi bırakıp evde mi kalsam da diyorum bazen.
Ancak güvenemiyorum kendime, biliyorum çalışmayı bıraktıktan 6 ay sonra kurtlanıp iş arayacağım.
Var olan işimden ve imkanlarımdan memnunum, en çokta çalışma saatlerinden.
O yüzden bunu da gözüm yemiyor açıkçası.
Bakıcı konusunu daha önce yaşadım ve hayatımda yaşadığım en kötü tecrübelerden biriydi.
O yüzden annem bakıyor çocuklara, ama belki annemin yanına destek birini alabilirim.
Gerçi büyük olanı baharda kreşe yazdıracağım tekrar, belki o annemin yükünü çok hafifletecek, o anlamda biraz beklemedeyim.
İşte bütün bunların üstüne kayınvalidemlerin de çocuğu sadece sevmeye gelmeleri beni rahatsız etmiyor değil.
Niye bütün sorumluluk benim annemde, niye kayınvalidemde elini taşın altına koymuyor mesela.
Evet bir çok kişiye verdiğim tavsiyedir "çocuklarınıza kimse bakmakta zorunlu değil, istemezse bakmaz"
Ama benim takıldığım nokta "destek oluruz bizde" denilerek destek verilmemesi.
Evlendim evleneli ne maddi ne de manevi bir destek istedim onlardan.
Desteğe ihtiyacım olduğunda bile bulunmadılar, bunu bile sorun yapmadım...
Ama bunlar işte hep kafama takılanlar, hep beni rahatsız eden şeyler.
Bilenmeme neden oluyor resmen...
Sonunda bu da oldu dedirten cinste benim sorunum.
Bazen diyorum "rahat batıyor sanırım"...
Ama kendimi öfkelenmekten geri tutamıyorum.
Onca yaşanan şeye rağmen, eski kendimi arıyorum bir yerlerde.
Bulamayacağımı bildiğim halde.
Genel anlamda hayatıma bakıldığında mutsuz ve depresif olmamı gerektiren birşey yok belki de.
Bir çoğuna göre gıpta edilebilecek derecede bir hayatım var.
Düzgün denilecek bir evliliğim var, iyi bir eşim var, işinde gücünde, çocuklarına düşkün, dışardan bakıldığında bana düşkün...
2 tane dünya güzeli evladım var...
Düzgün bir işim var...
Daha ne olsun değil mi?
Ama huzurum yok, mutluluğum yok, keyfim de yok.
Bir bezginlik var üzerimde.
Bunun için de bir psikiatriste gittim tabii ki ve sonuç: major depresyon = antidepresan
Kızgınlığım arttı aslında bunu öğrenince.
Hayat dolu, neşeli, sosyal, etrafına mutluluk saçabilen bir insan iken,
evden dışarı çıkmayan, sinirleri gergin, canı çocukların gülücükleri haricinde sıkkın, asosyal, mutsuz bir insana döndüm.
Tabii bu noktaya birden gelmiyor insan, yaşadıklarımız bizi bir yerlere taşıyor.
Ne anlatsam nereden başlasam ben de bilemiyorum ki.
Umarım kendimi toparlarım.
Sormak istediğim, depresyona düşüpte, kendisini bu süreç sonrasında eskisi gibi hisseden, iyi olanınız var mı?
Ben bu depresyon ile nasıl baş edeceğimi bilemiyorum gerçekten.
Daha öfkeliyim sanki, daha sinirliyim, eşime karşı, yaşananlara karşı, resmen nefret kusasım var.
Daha bir içime kapandım, daha sessizleştim, çünkü ağzımdan çıkacaklardan korkuyorum.
Her an birilerine patlayarak, bütün öfkemi kusup, herşeyi yerle yeksan edecekmişim gibi geliyor...
Çıkmazda hissediyorum kendimi....
hepsini okudum, eşiniz bu sorunlara ne diyor peki, ne kadar farkında ve iyileş-mek için ne yapıyor?
işler bitmez..
bırakın ev işini ütüyü filan..
biliyorum iki çocuklu evde iş bitmiyor
yatılı bir bakıcı, bir de her gün evi temizleyen olsa yine batar o ev.
evin eşyanın kölesi olmayın.
çamaşırları haftaiçi halledin.
akşam yıkayın asın.
siyahlar, beyazlar, açık renkliler, kırmızı tondakiler vs.
pazartesi akşam çocuklar yattıktan sonra ütü yapın mesela.
ben asla haftasonu ütü yapmam.
size yazmak istiyorum daha fazla.
konuyu sürdürebilirsek..
Bende yaşıyorum bu hastalığı benim major depresyon o kadar umutsuz ve caresizdim ki burda bu hastalığı yaşayıp iyi olan bir kaç arkadaşla konuştum onlar umut oldular bana iyilesecegime dair umudum arttı çok zor bir hastalık
Sizleri çok iyi anlıyorum bende depresyona çok girdim çıktım.hicbir zaman tedavi görmedim kendim kendime yetmeyecek çalıştım.
İnanın sizlerin yerinde olmak isterdim
Bir kızım var sekiz yaşında su an hamileyim 6 aylık evdeyim ama
İnanın çalışmak ve zamanın nasıl ettiğini anlamamak isterdim
Evdeyim beş kuruş paramız yok istediğimizi o kadar vakit varlı ama yapamıyoruz kapıda araba var sadece hastaneye gidiyoruz bunun dışında yakıt bile koyacak para yok
Sizlerin yapacağı tek şey
Koşuşturma içinde kendinize zaman ayırıp bundan mutlu olmaya çalışacaksınız
İnanın parasız kalmak ve evde ayak uzatıp oturmak delilik yapıyor ben işten ilk ayrıldığım ay kafayı yiyeceğim nerdeyse
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?