Yıldız Avcısı Bir Kadının Güncesi


aynen ben de öyle devincan ya, msn zaten iş yerinde açamıyorum ama face de herkes nerelerdesin diyor :))

insanın birbirini anlayan, yaşadıklarını yaşamış birileriyle birlikte olması bambaşka birşey. nasrettin hoca misali damdan düşeni damdan düşen anlıyorsa, anne olmak için bunca emek vereni anne olmak için varını yoğunu veren anlıyor. bir gün çoluk çocuk buraya doluşup beraberce bir yazı kaleme almak da nasip olur inşallah. yıldızımı göbeğime koyduktan sonra diye başlasa satırlar, sonra güneşim olup hayatıma doğdu diye devam etse. yeni bir güneş sistemi oluştursak burada pırıl pırıl parlayan yıldızlarla dolu bir samanyolu olsa içinde... gelse o günler biz yine beraber gülsek.. iyi ki varsınız kızlar, sizinle herşey çok daha kolay :))))
 


canım belki önceden yazmışsındır ama unuttum ben, kaç yıllık evliydiniz?
 

ay canım devincim..inşallah bu topiğin uguru olur güzel haberini verirsin bize...Her aşamamızda burdayız hep beraber farkındaysanzıda hep yeni başlangıcı olanlara denk geldi site agzına yüreğine saglık adacım..Bizleri buluşturdun...
Sen rahat ol yetecek hatta artacak dedi bana hemşire:))
 

evet devincan la başlıyoruz ve devamını getiriyoruz inşallah cicoşum. yeni başlangıçlara denk gelmek büyük şanstı, şimdi hepsini güzel hikayelere dönüştüreceğiz Allah'ın izniyle.
ballı olacak bizim topicimiz ballı, bebeklerle dolup taşacak inşallah, hepimizin yıldızı göbeklerimize oradan da kucaklarımıza kayacak inşallah
:)
 

yaa sen içini rahat tut olacağı yoksa dört dörtlük olsa da herşey olmuyor...ama olacağı varsa minicik bir şey de umut olarak doğuyor..opuyorumnanaktan
 
Canlarım eşlerimiz çok garip çok masumlar farkındamısınız?
Beni eşim evde durgutmuyor her aksam dışarıdayız..Yemek yaptırtmıyor..Bu konuyu açmıyor...İlaç saatlerimde arıyor..Ben hissediyorum onun derdi sonuç negatif olursa giden emeklerimiz benim mücadelem benim psıkolojim...Borca girdik birde :)) benim nasıl toaprlanacagımı düşünüyor korku var içinde aslında ben hissediyorum..Bütün tedavi süreci benim üzerimden oluyor ya çok üzülüyorum diyor...kıyamıyroum sana diyor...Olsun dert değil diyorum yeterki bebişimzi olsunda ben razıyım..
 
Adacım sana soru ; örnegin benim transferim 25 agustosda yapıldı...sonucum 5-6 eylülde pozitif çıktı.inş.
Hamile kaldığımız tarih olarak hangiisni alacağız..Nasıl bir hesaplama yapacağız:))
 
ada kalemin ne kadar kuvvetli senin..bişeyi anlatırken ne kadar güzel betimliyorsun..benim emeklilik hayalim bir roman yazmak ama bence sen de mutlaka denemelisin...
 
evet cicoşum bu tedavi sırasında eşler de çok yıpranıyor, hele ki sorun erkek infertilitesi ise durumları çok daha vahim oluyor. benim eşim her iğnede sanki kendine bıçak saplanıyor gibi bakardı. bir de benim karnımda ciddi ama baya ciddi siyah renge yakın büyük morarmalar oluyordu. onlara bakamıyordu bile.. benim yüzümden ne hallere düştün diyip durdu. sonuç kimyasal olunca.. o günü unutabileceğimi sanmıyorum, dilerim böyle bir hayal kırıklığını asla yaşamazsınız. ama diyeceğim o ki fiziksel sıkıntıyı biz çekiyor olabiliriz ama cicoşun dediği gibi manevi olarak onlar da en az bizim kadar yıpranıyorlar.
 
Adacım sana soru ; örnegin benim transferim 25 agustosda yapıldı...sonucum 5-6 eylülde pozitif çıktı.inş.
Hamile kaldığımız tarih olarak hangiisni alacağız..Nasıl bir hesaplama yapacağız:))

son adet tarihini baz alıyorsun tatlım aynı normal hamileliklerdeki gibi, ne ilginç di mi :)

ada kalemin ne kadar kuvvetli senin..bişeyi anlatırken ne kadar güzel betimliyorsun..benim emeklilik hayalim bir roman yazmak ama bence sen de mutlaka denemelisin...

canım benim çok teşekkür ederim o senin güzel bakışın. ben çocukluğumdan beri yazmayı çok severim, okumayı da tabi. birşeyleri konuşmaktansa yazarak çözümlemeyi anlatmayı tercih etmişimdir hep çünkü yazarken çok daha rahatım. aslına bakarsan kendimi bildim bileli günlük tutuyorum. benim de bu konuyla ilgili şöyle bir düşüncem var nacizane, hamile kalabilir ve tamamına erdirebilirsem bu süreci kaleme alıp, bizim durumumuzdaki insanlara umut olmak, ışık olmak istiyorum. tabi kısmet olur mu bilinmez ama böyle bir isteğim var :) umarım senin de benim de bu hayalimizi gerçekleştirme fırsatımız olur :)
 
benim eşim o kadar tembeldikii şimdi eve gittiğimde yemek hazır oluyor :)) bana sadece masıyı kurup toplamak kalıyor...iğnelerimi o yapıyor ve batırırken yüzü o kadar değişiyor ki sanki kendi göbeğine batmış gibi...sonuçta beraber çıkılan bir yol bu...beraber atlatılacak tüm sorunlar da....
 
yaz valla ada ...hatta adı bile hazır bence:)) yıldız avcısı bir kadının güncesi...

evet canım ben de öyle düşünmüştüm. hatta kitabın giriş kısmında buradaki yazılarım da olabilir diye düşündüm. aklımda kabataslak birşeyler var, kısmet olur inşallah :)
 
kızlar ilgisiz birşey ama sizinle de paylaşmak istedim, çünkü benim yüzümde sanki yaşamışım gibi bir gülümseme oluşturdu, bir gün "yapılacaklar listesi" yaparsam eğer içine mutlaka bunu da eklemek isterim doğrusu :)

Çocuktum, belki altı, belki yedi yaşında. Annem, anneannem yanımda. Bahar aylarıydı ama sıcak ki ne sıcak. Bir arabaya doluşmuş bir yerden bir yere gitmekteydik. Tatile mi çıkmıştık, yoksa akraba ya da hasta ziyaretine mi gidiyorduk? Bilemiyorum. Ayrıntılar tamamen silinmiş zihnimde. Hayal meyal hatırlıyorum. Ama işte bir sahne var ki, olanca netliğiyle duruyor hafızamda. Tıpkı dün gibi... Nanemolla bir çocuktum ben oldum olası. İçine kapanık, utangaç, hayal dünyasında yaşayan, durmadan hikâyeler anlatan... Ve her nanemolla çocuk gibi beni de sık sık araba tutardı. Dururduk mecburen. Yol kenarlarında. Olur olmadık sapaklarda. Tarlalara koşardım her seferinde. Ve işte o seyahatte ben gene böyle yüzüm sapsarı arabadan indim; koştum, koştum ve aniden durdum. Her şeyi unuttum. Midemin bulantısını, canımın sıkıntısını... Kendimi bir gelincik tarlasında buldum.
Büyükler arabada sabırla beklerken, sırtüstü uzandım yere ve gelincikler arasından baktım sonsuz gökyüzüne. İnanır mısınız bilmem ama o an gökyüzünün rengi bile farklı göründü gözüme. Pembeye çaldı sema. Pembe ki nasıl şeker. Pembe ki nasıl derin, katman katman. Adeta yerdeki gelinciklerin kızıl ışıltısıyla gökyüzü de yeni bir renk aldı. Kimseye söylemedim bu sırrı. Deli derler diye kendime sakladım. Bunca sene.
Ama olur da kendinizi bir gelincik tarlasında bulursanız bir gün, ne olur siz de bunu bir deneyin. Uzanın yere şöyle bir sırtüstü. Kapayın gözlerinizi. Bir uzun an için tutun soluğunuzu; toprağın tıp tıp atan nabzını dinleyin. Rüzgârın uğultusunu. Yabani otların hışırtısını. Uzaklardan gelen araba ya da insan sesleri incelerek ulaşsın kulaklarınıza. Medeniyetin dışına çıkın bir an. Tüm bu koşturmacanın, hayhuyun ve bitimsiz telaşın ötesine. Sonra aniden açıverin gözlerinizi. Ve bakın semaya. Bakın bulutların pembeleşen rengine. Gelinciklerin boyadığı gökkubeye..."
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için onları kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…