- 28 Haziran 2007
- 2.135
- 1.288
- 333
- Konu Sahibi huysuzamatatligelin
-
- #241
Bilmiyorum. Keşke çözüm bulabilsem ama böyle geldi böyle gidiyor
Evet durum tam olarak bu. Sanki bi fanusun içindeyim. Mutlu muyum mutluyum, seviyorum evimi, kocamı, bebeğimi.. Başka bi sıkıntım yok. Ne istesem alır, ne istesem yapar. Şiddeti yoktur, küfrü yoktur. Ama evden dışarı çıkamam. Yani izin vermez. Evlendiğimden beri daha 1 kez bakkala bile gitmedim. Beraber çıkıyoruz onda sıkıntı yok. Ama şu son 2 haftadır hiç çıkmadım evden. Artık duvarlar üzerime gelmeye başladı. Çocuk zaten bunaltıyo o ayrı ama ev ev ev ev kafayı yicem. Bugün izinli eşim. Ama başka bi işi olduğu için biraz geç çıkacaktık. Yani saat 4 gibi falan. Ama şimdi mesaj attı, trafikte çakılı kalmış. Ben gitme demiştim, yada beraber gidelim git gel olmasın bidaha demiştim. Ama o bile bile girdi trafiğe. Şimdi de çıkamicağımızı biliyorum. Oturdum sinirden ağlıyorum. Karnı açmış. Eve gelirken bişeyler alıyim canın ne istiyo dedi, bişey istemiyorum sen eve gel de yeter dedim. Ne çok uzatmışım, yapmicakmışım yemek mazaallah boğazında kalırmış, sanki keyfinden gelmiyomuş... Bide üstüne suçlu ben oldum. Madem tek çıkmamı istemiyo o zaman biraz daha düşünceli olmasını bekliyorum, çok mu? Evet hep evi seven bi insandım, bekarken de nadir çıkardım. Ama bu kadar değil ya. Rüyamda kendimi sürekli dışarda gezerken falan görüyorum. Yada alışveriş yaparken. Psikolojik olarak çöküyorum galiba. Ve napıcağımı bilmiyorum.. Şimdi sayan söven yargılayan giydiren olucak biliyorum. Sadece içimi dökmek istedim. Çok gelmeyin üzerime olur mu.
Ay canım ya kendimi gordum sanki evliliğin ilk 1 2 yılı bizde de durum böyleydi psikolojik olarak da çökmüştüm. Şimdi 4 yaşında kızım var neredeyse sabahtan aksama kadar o park benim bu sokak senin o komşu benim bu misafir senin gezmekten evimi ozluyorum. Zamanla yavaş yavaş durum tam tersine döndü. Bende hiçbizaman düzelmeyecegini düşündüm ama düzeldi hemde baya. Zamanla güven oluştu e cocuk da büyüyünce sokak park kaçınılmaz oluyor merak etmeyin sizinkide zamanla düzelir insallah. Bakın en az en az diyorum evden 4 saat uzağım hergun hemde. Gerçekten çok da mutluyum bu durumdan darısı size insallah sabredin. Maalesef bu erkeklerin bir kısmı boyleEvet durum tam olarak bu. Sanki bi fanusun içindeyim. Mutlu muyum mutluyum, seviyorum evimi, kocamı, bebeğimi.. Başka bi sıkıntım yok. Ne istesem alır, ne istesem yapar. Şiddeti yoktur, küfrü yoktur. Ama evden dışarı çıkamam. Yani izin vermez. Evlendiğimden beri daha 1 kez bakkala bile gitmedim. Beraber çıkıyoruz onda sıkıntı yok. Ama şu son 2 haftadır hiç çıkmadım evden. Artık duvarlar üzerime gelmeye başladı. Çocuk zaten bunaltıyo o ayrı ama ev ev ev ev kafayı yicem. Bugün izinli eşim. Ama başka bi işi olduğu için biraz geç çıkacaktık. Yani saat 4 gibi falan. Ama şimdi mesaj attı, trafikte çakılı kalmış. Ben gitme demiştim, yada beraber gidelim git gel olmasın bidaha demiştim. Ama o bile bile girdi trafiğe. Şimdi de çıkamicağımızı biliyorum. Oturdum sinirden ağlıyorum. Karnı açmış. Eve gelirken bişeyler alıyim canın ne istiyo dedi, bişey istemiyorum sen eve gel de yeter dedim. Ne çok uzatmışım, yapmicakmışım yemek mazaallah boğazında kalırmış, sanki keyfinden gelmiyomuş... Bide üstüne suçlu ben oldum. Madem tek çıkmamı istemiyo o zaman biraz daha düşünceli olmasını bekliyorum, çok mu? Evet hep evi seven bi insandım, bekarken de nadir çıkardım. Ama bu kadar değil ya. Rüyamda kendimi sürekli dışarda gezerken falan görüyorum. Yada alışveriş yaparken. Psikolojik olarak çöküyorum galiba. Ve napıcağımı bilmiyorum.. Şimdi sayan söven yargılayan giydiren olucak biliyorum. Sadece içimi dökmek istedim. Çok gelmeyin üzerime olur mu.
Adam karısı düşünüyor onu seviyor koruyor ama bebeğini sevmiyor demek ki onun çıkmasına izin veriyor.Ben çocuğun niye başkaları ile çıktığını anlamadım
Yani çocuk nereye giderse ben de giderim o kiminle gidiyorsa ben de onunla giderim
Benim çıkmam yasak çocuğunki serbest diye bir durum yok
Bir de başına birşey gelir diye seni kısıtlıyorsa çocuğunkine de gelir gerekçe makul değil
Hadi sizin çıkmak istemediğinizi zannetmiş diyelim tamam e bebeğinizin çıkması gerek sizin onun için çıkmanız gerek, onu neden yapamadınız? Neden dedesi teyzesi çıkarıyor? Onların başına bir şey gelmiyor mu?İyi akşamlar kk hanımları. İnternet yasağı yemedim. Sadece yazmaya fırsat bulamamıştım.. Yorumlarınızın birçoğunu hayretle okudum. Birçoğu çok incitti beni, tekrar ağladım. Birçoğunuza çok kızdım..
Öncelikle eşin seni aldatıyor’culara ve eski konuma bakıp eşim için sapık muamelesi yapan arkadaşlara söylemek istiyorum ki; ASLA “benim kocam yapmaz”cı bi kadın olmadım. Ama eşimi uzun süredir tanıyorum, beraber büyüdük. Ve ona güvenim tam. Hani kadınlar hisseder ya aldatıldığında tuhaflıklar vs. Bu tarz durumlarımız yok. Bir önceki konum ilk “yalan” barındırdığını düşündüğüm durumumuzdu. Ama onuda halletik. Ordaki yorumlar sebebiyle güncellememiştim onu.
Eşim bana değer veren bi adam. O yüzden konuda mutluyum diye belirtmiştim. Çok severek evlendik. Kavgalarımız bile 1 günü geçmez.. Ki ufak tefek tartışmalar yaşarız. Eşimde öfke kontrolü yoktu eskiden, sonra benim çok üzüldüğümü yıprandığımı görüp kendi kendini törpülemeye başladı benim için. Ondan sonrada çok nadir tartışır olduk..
Şimdi geleyim asıl konuya. Öncelikle müjde vereyim, konu halloldu. Neden böyle bi durum içinde kaldığıma gelirsek.. Biz uzun bi flört döneminden sonra evlendik. Evlendikten sonra 1 ay izindeydi eşim, hep gezdik. Sonraki ay ben hamile kaldım. Riskli bi gebelik geçirdim ve ev işi yapmam bile yasaktı. Hamileliğimin ilk 3-4 ayı evde geçti. Doktor kontrolleri ve arabayla gezmelerimiz dışında çıkmadım. Tüm evin işini eşim yaptı, bir kere bile of dediğini işitmedim. Sonra günlük yürüyüşlerim oldu 4.aydan sonra. O zamanlar eşimin işi ve iş saatleri çok rahattı. Herşeyi birlikte yapıyoduk, bundan ikimizde memnunduk. Birbirimizin hem arkadaşı hem eşiydik yani.. Sonra gebeliğimin sonuna doğru ben tekrar riskli bi döneme girdim, hastanede geçti 2 haftam. Erken doğum riskim vardı. 2 hafta evime hasret kaldım. Geceleri yanımda annem kalıyodu. Eşimle görüntülü konuşmayla uyuyakalıyoduk. 2 hafta sonra eve geldiğimde evimizin her yerinde notlar vardı. Zaten morale çok ihtiyacımın olduğu bi dönemdi ve eşim bunun için çok çabalıyodu. Tüm mutfak düzenini bile değiştirmişti, tencereleri tabakları alt dolaplara indirmişti. Ağır kaldırmam, ev işi yapmam yine yasaktı. Doğuma kadar o yürüyen kadınlardan olamadım. Karnımın altında sımsıkı bi korseyle doğumu bekledim. Kısacası hamileliğim evde geçti. Ve eşim bu dönemde çok korkar oldu herşeyden. Çevremizde de bikaç kötü olay yaşandı, bunlardan da daha çok üstüme düşer hatta bazen beni boğar oldu. Sonra doğum yaptım. Ben doğumdayken dışarda beklerken ağlayan baygınlık geçiren yine eşimdi. Video çekmişlerdi, izlettiklerinde bende çok ağladım. Derken eşim iş değişikliği yaptı ve iş saatleri hayatımızı tepetaklak etti. Birlikte kahvaltı yapmaya hasret kalır olduk. Ben bebekle ve evle uğraşırken düzene alışmaya çalışırken bide eşimin yokluğuyla iyice içime kapandım. Gelen giden yanımda olan çok insan oldu ama hiçbiriyle avunamadım. İş saatleri değişince bizim o hergün beraber gezmelerimiz de yalan oldu. Eşimde beraber gideriz, beraber yaparız demeye başladı ve benim ev hapsim böyle başladı. Kendiside gezen tozan biri değildi. Ev-iş arası mekik dokudu diyebilirim. Bebeğim küçükken zar zor yetiştiğim için işlere, haftada 2 kez beraber dışarı çıkmamız bile bana fazla geliyodu. Ama şimdi bebeğim 8 aylık oldu. Dolayısıyla bazı şeyler rayına oturdu. Bunalmaya sıkılmaya zaman bulmaya başladım. Ama eşimin çevreye olan güvensizliği, benim yaşadığım sorunlu gebelikten kaynaklı korkuları devam etti. Ve iş buralara geldi.. 2 haftadır hiçbiyere çıkmadım. Ama çıkıyim mi de demedim. Her seferinde aldığım cevap beraber gideriz çıkarız olunca vazgeçmiştim sormaktan. Dünki tartışmamızdan sonra eşim eve gelince gönlümü aldı. Sonrada ben “yarın ablamla kahvaltıya gidiyim diyorum” dedim. Önce biraz duruldu, bozuldu. Sonra sen bilirsin dedi. Bugün kendimi çok iyi hissediyorum. Kavga kıyamet beklerken çok şaşırdım. Sonra gün içinde konuşurken, herşeyi beraber yapmaya alıştığımız için seninde çıkmak istemediğini düşünüyodum dedi. Ve korkularını tekrar anlattı. Bazıları paronoyaklık derecesinde evet, ama kesinlikle niyeti pis olduğu için değil. Belki ben yanlış aktardım kendimi o yüzden böyle yorumlar geldi. Ben sürekli mıcmıc dipdibe olduğumuz için ayrı özel zamanlarımız olmadığından şikayetçiydim aslında. Yani tek başına markete bile gidememek köle hayatı sürdüğüm için değildi. Ezik bi anne, özgüvensiz anne, müstahak sana, kocan sapık zihniyetli, anne babamızı seçme şansımız olsa bebeğin seni mi seçerdi, bu adam kızını okula da yollamaz vs. yorumları çok çok üzdü beni. İnsanların derdiyle dertleniyor musun yoksa çözüm mü buluyorsunuz anlayamadım bazı noktalarda. Karşınızdaki insan duvarmış gibi bam bam bam vurmuşsunuz. Çok nadir uslubuna dikkat eden olmuş. Kırmak istemeyen olmuş. Bilmiyorum, benden de kaynaklı olabilir yanlış yansıttım sanırım o anlık içimi dökme hızıyla.
E fanusta değilmişsiniz o zaman öyle mi ?İyi akşamlar kk hanımları. İnternet yasağı yemedim. Sadece yazmaya fırsat bulamamıştım.. Yorumlarınızın birçoğunu hayretle okudum. Birçoğu çok incitti beni, tekrar ağladım. Birçoğunuza çok kızdım..
Öncelikle eşin seni aldatıyor’culara ve eski konuma bakıp eşim için sapık muamelesi yapan arkadaşlara söylemek istiyorum ki; ASLA “benim kocam yapmaz”cı bi kadın olmadım. Ama eşimi uzun süredir tanıyorum, beraber büyüdük. Ve ona güvenim tam. Hani kadınlar hisseder ya aldatıldığında tuhaflıklar vs. Bu tarz durumlarımız yok. Bir önceki konum ilk “yalan” barındırdığını düşündüğüm durumumuzdu. Ama onuda halletik. Ordaki yorumlar sebebiyle güncellememiştim onu.
Eşim bana değer veren bi adam. O yüzden konuda mutluyum diye belirtmiştim. Çok severek evlendik. Kavgalarımız bile 1 günü geçmez.. Ki ufak tefek tartışmalar yaşarız. Eşimde öfke kontrolü yoktu eskiden, sonra benim çok üzüldüğümü yıprandığımı görüp kendi kendini törpülemeye başladı benim için. Ondan sonrada çok nadir tartışır olduk..
Şimdi geleyim asıl konuya. Öncelikle müjde vereyim, konu halloldu. Neden böyle bi durum içinde kaldığıma gelirsek.. Biz uzun bi flört döneminden sonra evlendik. Evlendikten sonra 1 ay izindeydi eşim, hep gezdik. Sonraki ay ben hamile kaldım. Riskli bi gebelik geçirdim ve ev işi yapmam bile yasaktı. Hamileliğimin ilk 3-4 ayı evde geçti. Doktor kontrolleri ve arabayla gezmelerimiz dışında çıkmadım. Tüm evin işini eşim yaptı, bir kere bile of dediğini işitmedim. Sonra günlük yürüyüşlerim oldu 4.aydan sonra. O zamanlar eşimin işi ve iş saatleri çok rahattı. Herşeyi birlikte yapıyoduk, bundan ikimizde memnunduk. Birbirimizin hem arkadaşı hem eşiydik yani.. Sonra gebeliğimin sonuna doğru ben tekrar riskli bi döneme girdim, hastanede geçti 2 haftam. Erken doğum riskim vardı. 2 hafta evime hasret kaldım. Geceleri yanımda annem kalıyodu. Eşimle görüntülü konuşmayla uyuyakalıyoduk. 2 hafta sonra eve geldiğimde evimizin her yerinde notlar vardı. Zaten morale çok ihtiyacımın olduğu bi dönemdi ve eşim bunun için çok çabalıyodu. Tüm mutfak düzenini bile değiştirmişti, tencereleri tabakları alt dolaplara indirmişti. Ağır kaldırmam, ev işi yapmam yine yasaktı. Doğuma kadar o yürüyen kadınlardan olamadım. Karnımın altında sımsıkı bi korseyle doğumu bekledim. Kısacası hamileliğim evde geçti. Ve eşim bu dönemde çok korkar oldu herşeyden. Çevremizde de bikaç kötü olay yaşandı, bunlardan da daha çok üstüme düşer hatta bazen beni boğar oldu. Sonra doğum yaptım. Ben doğumdayken dışarda beklerken ağlayan baygınlık geçiren yine eşimdi. Video çekmişlerdi, izlettiklerinde bende çok ağladım. Derken eşim iş değişikliği yaptı ve iş saatleri hayatımızı tepetaklak etti. Birlikte kahvaltı yapmaya hasret kalır olduk. Ben bebekle ve evle uğraşırken düzene alışmaya çalışırken bide eşimin yokluğuyla iyice içime kapandım. Gelen giden yanımda olan çok insan oldu ama hiçbiriyle avunamadım. İş saatleri değişince bizim o hergün beraber gezmelerimiz de yalan oldu. Eşimde beraber gideriz, beraber yaparız demeye başladı ve benim ev hapsim böyle başladı. Kendiside gezen tozan biri değildi. Ev-iş arası mekik dokudu diyebilirim. Bebeğim küçükken zar zor yetiştiğim için işlere, haftada 2 kez beraber dışarı çıkmamız bile bana fazla geliyodu. Ama şimdi bebeğim 8 aylık oldu. Dolayısıyla bazı şeyler rayına oturdu. Bunalmaya sıkılmaya zaman bulmaya başladım. Ama eşimin çevreye olan güvensizliği, benim yaşadığım sorunlu gebelikten kaynaklı korkuları devam etti. Ve iş buralara geldi.. 2 haftadır hiçbiyere çıkmadım. Ama çıkıyim mi de demedim. Her seferinde aldığım cevap beraber gideriz çıkarız olunca vazgeçmiştim sormaktan. Dünki tartışmamızdan sonra eşim eve gelince gönlümü aldı. Sonrada ben “yarın ablamla kahvaltıya gidiyim diyorum” dedim. Önce biraz duruldu, bozuldu. Sonra sen bilirsin dedi. Bugün kendimi çok iyi hissediyorum. Kavga kıyamet beklerken çok şaşırdım. Sonra gün içinde konuşurken, herşeyi beraber yapmaya alıştığımız için seninde çıkmak istemediğini düşünüyodum dedi. Ve korkularını tekrar anlattı. Bazıları paronoyaklık derecesinde evet, ama kesinlikle niyeti pis olduğu için değil. Belki ben yanlış aktardım kendimi o yüzden böyle yorumlar geldi. Ben sürekli mıcmıc dipdibe olduğumuz için ayrı özel zamanlarımız olmadığından şikayetçiydim aslında. Yani tek başına markete bile gidememek köle hayatı sürdüğüm için değildi. Ezik bi anne, özgüvensiz anne, müstahak sana, kocan sapık zihniyetli, anne babamızı seçme şansımız olsa bebeğin seni mi seçerdi, bu adam kızını okula da yollamaz vs. yorumları çok çok üzdü beni. İnsanların derdiyle dertleniyor musun yoksa çözüm mü buluyorsunuz anlayamadım bazı noktalarda. Karşınızdaki insan duvarmış gibi bam bam bam vurmuşsunuz. Çok nadir uslubuna dikkat eden olmuş. Kırmak istemeyen olmuş. Bilmiyorum, benden de kaynaklı olabilir yanlış yansıttım sanırım o anlık içimi dökme hızıyla.
Dediğim gibi öncesinde bebeğimizle haftada 2-3 beraber çıkardık, o bile fazla geliyodu bana çok yoruluyodum düzene alışamamıştım. Dedesi teyzesi falan çıkarmak istediğinde kıramadım çıktılarHadi sizin çıkmak istemediğinizi zannetmiş diyelim tamam e bebeğinizin çıkması gerek sizin onun için çıkmanız gerek, onu neden yapamadınız? Neden dedesi teyzesi çıkarıyor? Onların başına bir şey gelmiyor mu?
O an öyle hissetmiştimE fanusta değilmişsiniz o zaman öyle mi ?
O zaman “o an” ki hislerinizle yazdıklarınıza yorum yapanlara kızmamanız gerekiyor ... siz ne anlatırsanız karşınızdakiler ona yorum yapar , kimse birbirini daha önceden tanımıyor ve özel bir kini Yok sizi üzmek isteyecekO an öyle hissetmiştim
İyi akşamlar kk hanımları. İnternet yasağı yemedim. Sadece yazmaya fırsat bulamamıştım.. Yorumlarınızın birçoğunu hayretle okudum. Birçoğu çok incitti beni, tekrar ağladım. Birçoğunuza çok kızdım..
Öncelikle eşin seni aldatıyor’culara ve eski konuma bakıp eşim için sapık muamelesi yapan arkadaşlara söylemek istiyorum ki; ASLA “benim kocam yapmaz”cı bi kadın olmadım. Ama eşimi uzun süredir tanıyorum, beraber büyüdük. Ve ona güvenim tam. Hani kadınlar hisseder ya aldatıldığında tuhaflıklar vs. Bu tarz durumlarımız yok. Bir önceki konum ilk “yalan” barındırdığını düşündüğüm durumumuzdu. Ama onuda halletik. Ordaki yorumlar sebebiyle güncellememiştim onu.
Eşim bana değer veren bi adam. O yüzden konuda mutluyum diye belirtmiştim. Çok severek evlendik. Kavgalarımız bile 1 günü geçmez.. Ki ufak tefek tartışmalar yaşarız. Eşimde öfke kontrolü yoktu eskiden, sonra benim çok üzüldüğümü yıprandığımı görüp kendi kendini törpülemeye başladı benim için. Ondan sonrada çok nadir tartışır olduk..
Şimdi geleyim asıl konuya. Öncelikle müjde vereyim, konu halloldu. Neden böyle bi durum içinde kaldığıma gelirsek.. Biz uzun bi flört döneminden sonra evlendik. Evlendikten sonra 1 ay izindeydi eşim, hep gezdik. Sonraki ay ben hamile kaldım. Riskli bi gebelik geçirdim ve ev işi yapmam bile yasaktı. Hamileliğimin ilk 3-4 ayı evde geçti. Doktor kontrolleri ve arabayla gezmelerimiz dışında çıkmadım. Tüm evin işini eşim yaptı, bir kere bile of dediğini işitmedim. Sonra günlük yürüyüşlerim oldu 4.aydan sonra. O zamanlar eşimin işi ve iş saatleri çok rahattı. Herşeyi birlikte yapıyoduk, bundan ikimizde memnunduk. Birbirimizin hem arkadaşı hem eşiydik yani.. Sonra gebeliğimin sonuna doğru ben tekrar riskli bi döneme girdim, hastanede geçti 2 haftam. Erken doğum riskim vardı. 2 hafta evime hasret kaldım. Geceleri yanımda annem kalıyodu. Eşimle görüntülü konuşmayla uyuyakalıyoduk. 2 hafta sonra eve geldiğimde evimizin her yerinde notlar vardı. Zaten morale çok ihtiyacımın olduğu bi dönemdi ve eşim bunun için çok çabalıyodu. Tüm mutfak düzenini bile değiştirmişti, tencereleri tabakları alt dolaplara indirmişti. Ağır kaldırmam, ev işi yapmam yine yasaktı. Doğuma kadar o yürüyen kadınlardan olamadım. Karnımın altında sımsıkı bi korseyle doğumu bekledim. Kısacası hamileliğim evde geçti. Ve eşim bu dönemde çok korkar oldu herşeyden. Çevremizde de bikaç kötü olay yaşandı, bunlardan da daha çok üstüme düşer hatta bazen beni boğar oldu. Sonra doğum yaptım. Ben doğumdayken dışarda beklerken ağlayan baygınlık geçiren yine eşimdi. Video çekmişlerdi, izlettiklerinde bende çok ağladım. Derken eşim iş değişikliği yaptı ve iş saatleri hayatımızı tepetaklak etti. Birlikte kahvaltı yapmaya hasret kalır olduk. Ben bebekle ve evle uğraşırken düzene alışmaya çalışırken bide eşimin yokluğuyla iyice içime kapandım. Gelen giden yanımda olan çok insan oldu ama hiçbiriyle avunamadım. İş saatleri değişince bizim o hergün beraber gezmelerimiz de yalan oldu. Eşimde beraber gideriz, beraber yaparız demeye başladı ve benim ev hapsim böyle başladı. Kendiside gezen tozan biri değildi. Ev-iş arası mekik dokudu diyebilirim. Bebeğim küçükken zar zor yetiştiğim için işlere, haftada 2 kez beraber dışarı çıkmamız bile bana fazla geliyodu. Ama şimdi bebeğim 8 aylık oldu. Dolayısıyla bazı şeyler rayına oturdu. Bunalmaya sıkılmaya zaman bulmaya başladım. Ama eşimin çevreye olan güvensizliği, benim yaşadığım sorunlu gebelikten kaynaklı korkuları devam etti. Ve iş buralara geldi.. 2 haftadır hiçbiyere çıkmadım. Ama çıkıyim mi de demedim. Her seferinde aldığım cevap beraber gideriz çıkarız olunca vazgeçmiştim sormaktan. Dünki tartışmamızdan sonra eşim eve gelince gönlümü aldı. Sonrada ben “yarın ablamla kahvaltıya gidiyim diyorum” dedim. Önce biraz duruldu, bozuldu. Sonra sen bilirsin dedi. Bugün kendimi çok iyi hissediyorum. Kavga kıyamet beklerken çok şaşırdım. Sonra gün içinde konuşurken, herşeyi beraber yapmaya alıştığımız için seninde çıkmak istemediğini düşünüyodum dedi. Ve korkularını tekrar anlattı. Bazıları paronoyaklık derecesinde evet, ama kesinlikle niyeti pis olduğu için değil. Belki ben yanlış aktardım kendimi o yüzden böyle yorumlar geldi. Ben sürekli mıcmıc dipdibe olduğumuz için ayrı özel zamanlarımız olmadığından şikayetçiydim aslında. Yani tek başına markete bile gidememek köle hayatı sürdüğüm için değildi. Ezik bi anne, özgüvensiz anne, müstahak sana, kocan sapık zihniyetli, anne babamızı seçme şansımız olsa bebeğin seni mi seçerdi, bu adam kızını okula da yollamaz vs. yorumları çok çok üzdü beni. İnsanların derdiyle dertleniyor musun yoksa çözüm mü buluyorsunuz anlayamadım bazı noktalarda. Karşınızdaki insan duvarmış gibi bam bam bam vurmuşsunuz. Çok nadir uslubuna dikkat eden olmuş. Kırmak istemeyen olmuş. Bilmiyorum, benden de kaynaklı olabilir yanlış yansıttım sanırım o anlık içimi dökme hızıyla.
Sizde mi o tarz yorum yapanlardansınız? Benden kaynaklı olabilirde dedim zaten. Neyin uzatma çabası bu?O zaman “o an” ki hislerinizle yazdıklarınıza yorum yapanlara kızmamanız gerekiyor ... siz ne anlatırsanız karşınızdakiler ona yorum yapar , kimse birbirini daha önceden tanımıyor ve özel bir kini Yok sizi üzmek isteyecek
İyi akşamlar kk hanımları. İnternet yasağı yemedim. Sadece yazmaya fırsat bulamamıştım.. Yorumlarınızın birçoğunu hayretle okudum. Birçoğu çok incitti beni, tekrar ağladım. Birçoğunuza çok kızdım..
Öncelikle eşin seni aldatıyor’culara ve eski konuma bakıp eşim için sapık muamelesi yapan arkadaşlara söylemek istiyorum ki; ASLA “benim kocam yapmaz”cı bi kadın olmadım. Ama eşimi uzun süredir tanıyorum, beraber büyüdük. Ve ona güvenim tam. Hani kadınlar hisseder ya aldatıldığında tuhaflıklar vs. Bu tarz durumlarımız yok. Bir önceki konum ilk “yalan” barındırdığını düşündüğüm durumumuzdu. Ama onuda halletik. Ordaki yorumlar sebebiyle güncellememiştim onu.
Eşim bana değer veren bi adam. O yüzden konuda mutluyum diye belirtmiştim. Çok severek evlendik. Kavgalarımız bile 1 günü geçmez.. Ki ufak tefek tartışmalar yaşarız. Eşimde öfke kontrolü yoktu eskiden, sonra benim çok üzüldüğümü yıprandığımı görüp kendi kendini törpülemeye başladı benim için. Ondan sonrada çok nadir tartışır olduk..
Şimdi geleyim asıl konuya. Öncelikle müjde vereyim, konu halloldu. Neden böyle bi durum içinde kaldığıma gelirsek.. Biz uzun bi flört döneminden sonra evlendik. Evlendikten sonra 1 ay izindeydi eşim, hep gezdik. Sonraki ay ben hamile kaldım. Riskli bi gebelik geçirdim ve ev işi yapmam bile yasaktı. Hamileliğimin ilk 3-4 ayı evde geçti. Doktor kontrolleri ve arabayla gezmelerimiz dışında çıkmadım. Tüm evin işini eşim yaptı, bir kere bile of dediğini işitmedim. Sonra günlük yürüyüşlerim oldu 4.aydan sonra. O zamanlar eşimin işi ve iş saatleri çok rahattı. Herşeyi birlikte yapıyoduk, bundan ikimizde memnunduk. Birbirimizin hem arkadaşı hem eşiydik yani.. Sonra gebeliğimin sonuna doğru ben tekrar riskli bi döneme girdim, hastanede geçti 2 haftam. Erken doğum riskim vardı. 2 hafta evime hasret kaldım. Geceleri yanımda annem kalıyodu. Eşimle görüntülü konuşmayla uyuyakalıyoduk. 2 hafta sonra eve geldiğimde evimizin her yerinde notlar vardı. Zaten morale çok ihtiyacımın olduğu bi dönemdi ve eşim bunun için çok çabalıyodu. Tüm mutfak düzenini bile değiştirmişti, tencereleri tabakları alt dolaplara indirmişti. Ağır kaldırmam, ev işi yapmam yine yasaktı. Doğuma kadar o yürüyen kadınlardan olamadım. Karnımın altında sımsıkı bi korseyle doğumu bekledim. Kısacası hamileliğim evde geçti. Ve eşim bu dönemde çok korkar oldu herşeyden. Çevremizde de bikaç kötü olay yaşandı, bunlardan da daha çok üstüme düşer hatta bazen beni boğar oldu. Sonra doğum yaptım. Ben doğumdayken dışarda beklerken ağlayan baygınlık geçiren yine eşimdi. Video çekmişlerdi, izlettiklerinde bende çok ağladım. Derken eşim iş değişikliği yaptı ve iş saatleri hayatımızı tepetaklak etti. Birlikte kahvaltı yapmaya hasret kalır olduk. Ben bebekle ve evle uğraşırken düzene alışmaya çalışırken bide eşimin yokluğuyla iyice içime kapandım. Gelen giden yanımda olan çok insan oldu ama hiçbiriyle avunamadım. İş saatleri değişince bizim o hergün beraber gezmelerimiz de yalan oldu. Eşimde beraber gideriz, beraber yaparız demeye başladı ve benim ev hapsim böyle başladı. Kendiside gezen tozan biri değildi. Ev-iş arası mekik dokudu diyebilirim. Bebeğim küçükken zar zor yetiştiğim için işlere, haftada 2 kez beraber dışarı çıkmamız bile bana fazla geliyodu. Ama şimdi bebeğim 8 aylık oldu. Dolayısıyla bazı şeyler rayına oturdu. Bunalmaya sıkılmaya zaman bulmaya başladım. Ama eşimin çevreye olan güvensizliği, benim yaşadığım sorunlu gebelikten kaynaklı korkuları devam etti. Ve iş buralara geldi.. 2 haftadır hiçbiyere çıkmadım. Ama çıkıyim mi de demedim. Her seferinde aldığım cevap beraber gideriz çıkarız olunca vazgeçmiştim sormaktan. Dünki tartışmamızdan sonra eşim eve gelince gönlümü aldı. Sonrada ben “yarın ablamla kahvaltıya gidiyim diyorum” dedim. Önce biraz duruldu, bozuldu. Sonra sen bilirsin dedi. Bugün kendimi çok iyi hissediyorum. Kavga kıyamet beklerken çok şaşırdım. Sonra gün içinde konuşurken, herşeyi beraber yapmaya alıştığımız için seninde çıkmak istemediğini düşünüyodum dedi. Ve korkularını tekrar anlattı. Bazıları paronoyaklık derecesinde evet, ama kesinlikle niyeti pis olduğu için değil. Belki ben yanlış aktardım kendimi o yüzden böyle yorumlar geldi. Ben sürekli mıcmıc dipdibe olduğumuz için ayrı özel zamanlarımız olmadığından şikayetçiydim aslında. Yani tek başına markete bile gidememek köle hayatı sürdüğüm için değildi. Ezik bi anne, özgüvensiz anne, müstahak sana, kocan sapık zihniyetli, anne babamızı seçme şansımız olsa bebeğin seni mi seçerdi, bu adam kızını okula da yollamaz vs. yorumları çok çok üzdü beni. İnsanların derdiyle dertleniyor musun yoksa çözüm mü buluyorsunuz anlayamadım bazı noktalarda. Karşınızdaki insan duvarmış gibi bam bam bam vurmuşsunuz. Çok nadir uslubuna dikkat eden olmuş. Kırmak istemeyen olmuş. Bilmiyorum, benden de kaynaklı olabilir yanlış yansıttım sanırım o anlık içimi dökme hızıyla.
Hay allahım ya. İnanmadıysanız yorum yapmayın, zamanınızı almiyim boşuna. Ne diyebilirimki. “Umarım benim adıma mutlu olabilirsiniz” yazmıştım ama bu sayfada bu mevcut değil sanırım. O kişinin yorumlarından sonra benide öyle düşüncede sanmayın diye açıklama güncelleme gereği duymuştum, yazıkMegersen adam melekmis ve tüm kk bilmiyormus! Tencere tavalarin yerlerini bile degistiriyormus!
Ben bastan beri inanmadim konuna, bu mesajda düsüncelerimde dogru oldugumu gösterdi. Hatta bence o diger, güya ayni seyleri yasayan üye ile ayni kisi oldugunuzu düsünüyorum.
Yinede tebrik ediyorum. Cevir kazi yanmasinin adeta masterini yapmissin.
Öncelikle yaptığım yorum bu !!! Size ve çoçuğunuzda üzülmüşüm yazık bana ...Hani demişsin ya ne istesem yapar , demek ki her istediğin olmuyormuş ..
Çocuğuna yazık seninle birlikte o da eziyet çekiyor
Psikolojim bozuldu, deliriyorum diyen insan şu an tepeden tırnağa aşk kesildi, etraf toz pembe, içim kımıl kımıl oldu aşktanMegersen adam melekmis ve tüm kk bilmiyormus! Tencere tavalarin yerlerini bile degistiriyormus!
Ben bastan beri inanmadim konuna, bu mesajda düsüncelerimde dogru oldugumu gösterdi. Hatta bence o diger, güya ayni seyleri yasayan üye ile ayni kisi oldugunuzu düsünüyorum.
Yinede tebrik ediyorum. Cevir kazi yanmasinin adeta masterini yapmissin.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?