canım çook haklısın valla bu şeker benimde psikolojimi bozdu..ben günde sadece bikez insilün vurunuyorum gece yatmadan önce..bikaç gün üst üste sabahları 140 altı çıkıyor hep arada bazende biraz yükseliyor..bu gün 148 çıktı mesela doktora sormadım ama çokta yüksek değil diye düşünüyorum çünkü ben sıkıntı yaptıkca iyice yükseliyor..sende biraz rahat ol çok düşünme streste etkiliyor çünkü..bide insüline daha yeni başlamışsın birhafta içinde düzene girer inşallah..rabbim bu dönemi sıkıntısız geçirmemize yardım etsin inşallah..
kızlar bence çok fazla kafaya takmayın sizden kötü durumda olanlar var sizin geçiçi bir durum
hamilelikten sonra bitcek ben ömür boyu diyet yapmak zorundayım ve günde 4 defa insülin
aynen bugün benim de 148 çıktı :) yani aslında takmıyorum da orda o sonucu görünce bi anda moralim bozuluyor neyseki 2.saat 120 nin altına düşüyor işte düzene girer mi dersin...bakalım evet daha yeni başladım bugün 3.günün sabahı işte..bi de canım çok tatlı istiyor(
Sevgili göbişdaşlarım, hani Tomris'in emzirme notlarının yazarı, sevgili doktor Tomris doğumlar için bir sıralama yapmış.
Ben de paylaşmak istedim. Sezeryan yapacak arkadaşlarıma da belki bir fikir vermiş olur.
En iyiden az iyiye doğru;
Doğal doğum
Normal doğum
Doğumun aktif fazına girdikten sonra (>4 cm açıklık) sezaryene girme
Doğumun ilk evresinde (< 4 cm açıklık) sezaryene girme
Sancılar başladıktan sonra sezaryene grime
Planlı sezaryen...
yorumuna güldüm derken son cümlelerin hoşuma gittiği için güldüm dedim cnm tekrar okuyunca bu kadın benim ağladığıma neden güldü diye düşünürsün yazma gereği duydumgünaydın tatlı göbüşdaş. İnşallah güzel bir gün olur.
Ben dün sinirimden biraz ağladım. ama bugün iyiyim. Eşim işe gitmişti ben de dün temizlik yapayım az dedim. Sadece etrafı süpürüp silicem bir de banyoyu temizlicem bu kadar yani. 10 dk iş yapıp yarım saat dinlendim bel ağrılarım ve bacaklarıma binen baskıdan dolayı.kendimi o kadar güçsüz hissettim ki gecenin köründe de eşimi arayıp ağladım ben fiziken bu kadar güçsüz olmak istemiyorum diye hıçkıra hıçkıra.
Bir yandan gülüyor bana bir yandan da teselli vermeye çalışıyor çok normal bunlar 7.5 aylık hamilesin. artık gücünün olmaması gayet normal. Sen bırak ben yaparım falan. Sonra dedim ki o kızın doğsun beni böyle yaşlılar gibi kolu bacağı ağrıyan teyzeler gibi yaptığı için çok pis ısırıcam dedim iç çeke çeke:))
Artık çaresizlik diz boyu Allah başka dert vermesin ama hakikaten yaşım 29 ama şuan hissettiğim 60 yani fiziken. Ruhen daha iyiyim çok şükür:))
geçmiş olsun cnm kafaya çok takıncada şekerin yükselebilir bendede şeker problemi var ama bu hamileliğimde kontollü gittiğimden sorun yaşamadım çok şükür stres çok etki ediyor sakin olmaya çalışPtesi kontrolüm var zaten gidicem de burdaki aynı durumda olan arkadaşlardan da fikir almak istedim.
evet canım birhafta içinde düzene girmesi lazım demişti doktorum çünkü benimde insülini kullandığım ilk günler hiç etki etmedi doktoru aradığımda birhaftadan sonra aynı şekilde devam ederse ozaman dozu arttırız demişti..son birhaftadır hep 128 130 civarı gidiyordu:) ama bu sabah 148( napim bende çok yüksek değil diye düşünüp çok takmıyorum artık..buarada normalde tatlıyı hiç sevmeyen ben acaip canım tatlı çekiyor (
ben kendim için üzülmüyorum inanki sadece yüksek çıkınca bebeğe etkisi ne olur diye endişeleniyorum göbek çevresi 10 gün ilerde acaba bebeğim etkilenir mi diye kafama takıyorum.yüksek dediğim de 148 oluyo işte en fazla.Bi de benim babam da şeker hastası eğer genetikse doğumdan sonra geçmeyebilir de...bakalım görücez.Bu arada yürüyüş yapıyorum hiç ihmal etmem suyumu da içiyorum gerekn miktarda. Toplamda aldığım kilo 6 buçuk 30.haftam.ama işte bunlara bakmıyo demek ki bünye meselesi .
aynı endişeyi bende yaşıyorum kendim için değil çekerim ben bebeğime zararı olurmu diye hep endişe ediyorum..ama dediğim gibi korkma canım çok fazlada yüksek değil.. benimde geçen ay bebeğimin karın çevresi iriydi ve birhafta önden gidiyordu buay diyet ve insülin kullandım geçen hafta gittiğimde bebeğimin karın çevresi normal tam haftasıyla uyumlu çıktı..seninde öyle olur merak etme hiç..
:)))) huysuz şirinnn :)))Haahhahaha grubun huysuz şirini miyim ben
Çok güzel fikir ama gerçekten :)
neredeyse 2 ay sonra herkeslere Merhaba!! yeni doğan bebişlere (sağlıkla sıhhatle ) hoşgeldiniz diyorum. Allah bağışlasın ve darısı (vakti zamanında) başımıza. Hasta olan arkadaşlara acil şifalar diliyorum.
2 ayda neler yapmadım ki
1 dönemi bitirdim, öğrenci notlarını hallettim,
evimi kışın ortasında taşıdım
üstüne 15-20 gün 39 derece ateşle hasta oldum
okulda orda burda sınav gözetmenlikleri yaptım,
kendi doktora derslerimi verdim, sınavlara girdim, ödevler hazırladım (birini bıraktım artık gücüm kalmadı)
veeee
bebeişime kıyafet, park yatak (chicco lulababy- inanılmaz sade tam istediğim gibi), taşıma koltuğu (kraft diadem), süt sağma makinası (lansinoh), ve hesaplarıma göre 1 ayda 5 kiloyu 2. ayda 6 kiloyu geçmezse 2 ay boyunca doya doya kaka yapabileceği kadar bez aldım. geçerse de artık bezleri değiştirmenin bir yolunu bulucam.
benden bu kadar özet. şimdi gelelim konuya,
ben biri özel hastanede biri kendi muayenehanesinde 2 doktorla görüştüm. takii biri " hep normal doğum isterler sonra sezeryana dönerler, karnın çok büyük olcak kimse normal doğum istemez" diğeri de " biz normale odaklanırız ama sezeryanda öyle güzel böyle şirin " diyene kadar. şimdi ciddi ciddi devlette doğum yapmayı düşünüyorum. çünkü özel hastenede (başka bir şehirde) de doğumhanede doğum yapılıyor (ben oda da olandan istemişitm) ve eşim doğuma() giremiyor (yine yalnızım). devletteki doktorum (burası (çok-çok ) küçük şehir olduğu için tüm tahlilleri devlette daha güvenilir buluyorum, laboratuvarları daha olanaklı) gayet ilgili bir hanım. ama şansıma kim nöbetçi olursa o gelir. aslında ebeler doktordan daha önemli bence. şimdiye kadar 3-4 kere gittim acil doğumhaneye 2 kez inanılmaz güzel insanlarla (ebe-hemşire) karşılaştım, 2 kez de çok ilgisiz tiplerle. yani demem o ki bu göbekdaşınız devlet hastanesi düşünmekte. aranızda devlet düşünen var mı?
neredeyse 2 ay sonra herkeslere Merhaba!! yeni doğan bebişlere (sağlıkla sıhhatle ) hoşgeldiniz diyorum. Allah bağışlasın ve darısı (vakti zamanında) başımıza. Hasta olan arkadaşlara acil şifalar diliyorum.
2 ayda neler yapmadım ki
1 dönemi bitirdim, öğrenci notlarını hallettim,
evimi kışın ortasında taşıdım
üstüne 15-20 gün 39 derece ateşle hasta oldum
okulda orda burda sınav gözetmenlikleri yaptım,
kendi doktora derslerimi verdim, sınavlara girdim, ödevler hazırladım (birini bıraktım artık gücüm kalmadı)
veeee
bebeişime kıyafet, park yatak (chicco lulababy- inanılmaz sade tam istediğim gibi), taşıma koltuğu (kraft diadem), süt sağma makinası (lansinoh), ve hesaplarıma göre 1 ayda 5 kiloyu 2. ayda 6 kiloyu geçmezse 2 ay boyunca doya doya kaka yapabileceği kadar bez aldım. geçerse de artık bezleri değiştirmenin bir yolunu bulucam.
benden bu kadar özet. şimdi gelelim konuya,
ben biri özel hastanede biri kendi muayenehanesinde 2 doktorla görüştüm. takii biri " hep normal doğum isterler sonra sezeryana dönerler, karnın çok büyük olcak kimse normal doğum istemez" diğeri de " biz normale odaklanırız ama sezeryanda öyle güzel böyle şirin " diyene kadar. şimdi ciddi ciddi devlette doğum yapmayı düşünüyorum. çünkü özel hastenede (başka bir şehirde) de doğumhanede doğum yapılıyor (ben oda da olandan istemişitm) ve eşim doğuma() giremiyor (yine yalnızım). devletteki doktorum (burası (çok-çok ) küçük şehir olduğu için tüm tahlilleri devlette daha güvenilir buluyorum, laboratuvarları daha olanaklı) gayet ilgili bir hanım. ama şansıma kim nöbetçi olursa o gelir. aslında ebeler doktordan daha önemli bence. şimdiye kadar 3-4 kere gittim acil doğumhaneye 2 kez inanılmaz güzel insanlarla (ebe-hemşire) karşılaştım, 2 kez de çok ilgisiz tiplerle. yani demem o ki bu göbekdaşınız devlet hastanesi düşünmekte. aranızda devlet düşünen var mı?
benim oğluma da 3,5 yaşına kadar anane baktı ve sadece tv dışında hiç karışmadım
çünkü sabahtan akşama kadar ikisi birlikteler evet bazı şeyler için belki biraz geç kalınmış
olabilir ama erkenden öğrendiği ya da alışkanlık edindiğide şeyler var
çok şükür annemi de özellikle uyarmam gereken ekstra durumlar olmadı hep en kötüsünü düşündüm
başkasının elinde olacağına annem bakıyor ve gözü gibi baktığına da emindim
bu yüzden boşver bakıcı elinde olacağına annelerimiz baksın
neredeyse 2 ay sonra herkeslere Merhaba!! yeni doğan bebişlere (sağlıkla sıhhatle ) hoşgeldiniz diyorum. Allah bağışlasın ve darısı (vakti zamanında) başımıza. Hasta olan arkadaşlara acil şifalar diliyorum.
2 ayda neler yapmadım ki
1 dönemi bitirdim, öğrenci notlarını hallettim,
evimi kışın ortasında taşıdım
üstüne 15-20 gün 39 derece ateşle hasta oldum
okulda orda burda sınav gözetmenlikleri yaptım,
kendi doktora derslerimi verdim, sınavlara girdim, ödevler hazırladım (birini bıraktım artık gücüm kalmadı)
veeee
bebeişime kıyafet, park yatak (chicco lulababy- inanılmaz sade tam istediğim gibi), taşıma koltuğu (kraft diadem), süt sağma makinası (lansinoh), ve hesaplarıma göre 1 ayda 5 kiloyu 2. ayda 6 kiloyu geçmezse 2 ay boyunca doya doya kaka yapabileceği kadar bez aldım. geçerse de artık bezleri değiştirmenin bir yolunu bulucam.
benden bu kadar özet. şimdi gelelim konuya,
ben biri özel hastanede biri kendi muayenehanesinde 2 doktorla görüştüm. takii biri " hep normal doğum isterler sonra sezeryana dönerler, karnın çok büyük olcak kimse normal doğum istemez" diğeri de " biz normale odaklanırız ama sezeryanda öyle güzel böyle şirin " diyene kadar. şimdi ciddi ciddi devlette doğum yapmayı düşünüyorum. çünkü özel hastenede (başka bir şehirde) de doğumhanede doğum yapılıyor (ben oda da olandan istemişitm) ve eşim doğuma() giremiyor (yine yalnızım). devletteki doktorum (burası (çok-çok ) küçük şehir olduğu için tüm tahlilleri devlette daha güvenilir buluyorum, laboratuvarları daha olanaklı) gayet ilgili bir hanım. ama şansıma kim nöbetçi olursa o gelir. aslında ebeler doktordan daha önemli bence. şimdiye kadar 3-4 kere gittim acil doğumhaneye 2 kez inanılmaz güzel insanlarla (ebe-hemşire) karşılaştım, 2 kez de çok ilgisiz tiplerle. yani demem o ki bu göbekdaşınız devlet hastanesi düşünmekte. aranızda devlet düşünen var mı?
evet çok şanslıyız benim içim çok rahat bide ben şanslıyım anne bu böyle olmalıymış şurda okudum şu dr dedi
dediğimde aaa doğru diyip uyguluyo annemin ilk torunu hatta annem soruyo bu böylemi olmalı arada uyuşmadığımız
konular oluyo tabi ama olsun heray kilo takibini yapar biraz düştüğünde nerde bir eksiklik var sütünü az içti hemen
ne gerekiyosa yaptı birde ben anne olduğumda 21 yaşındaydım netten araştırırdım neyapmam gerektiğini hep burda
öğrendim ek gıdadaki çorbalarını kızımla birlikte büyüdük şimdide hoş kızım bizi yönetmeye çalışıyo
bebeklere televizyon izletme mevzusu açılmış. bu konuda bazı şeyler söylemek istiyorum müsadenizle :)
ben bir sınıf öğretmeniyim. çocuklarımla birebir ilgilenme fırsatım oluyor. hem kendileriyle hem aileleriyle. çocuklarımızın en büyük problemi televizyon ve bilgisayar. maalesef gelişen teknoloji gelişmesi duran zihinler olarak karşımıza çıkıyor. öğrencilerimde üzüntüyle farkettiğim en büyük sorun hayal güçlerinin gelişmemiş olması. ne resim yapabiliyorlar (elbette her birinin birer picasso olmasını beklemiyoruz) ne şiir yazabiliyorlar ne yazı hikaye ne masal yazabiliyorlar. üzücü ama gerçek. her sene elimize gelen çocuklar bir adım daha gerilemiş oluyorlar. hayal kurmasını bilmeyen çocuklarımız oluyor yeri geliyor. bizler kitap okurken kitapta yazanları hayalgücümüzü kullanarak tasvir edip gözümüzde canlandırabiliyoruz. işte günümüz çocuklarının çoğunda maalesef bu yok. işte o sebepten kitap okumaktan zevk bile almıyorlar. çok uzatmak istemiyorum bunlar benim gözlemlerim.
gelelim bana:
bu benim ilk bebeğim olacak nasipse. televizyon konusunda şiddetle karşı olduğum için ilk 3yaşına kadar izletmeyi düşünmüyorum. bakıcıya vereceğim. onun izletmesini engellemek içinse televizyon kablolarını saklayacağım. hem gözlerine hem zihnine verdiği tahribat oyalanmasından daha önemli benim gözümde. bunları çevremde kiminle paylaştıysam herkes alaycı bir şekilde güldü bana. hele bir çocuğun olsun da gör laflarından nefret ediyorum. büyük konuşmuyorum ama benim idealim bu kendime bir hedef koydum. babası bana pek uymayı düşünmüyor ama kendi bilir. zaten bütün gün işte oluyoruz çocuğumla kaliteli vakit geçirmek istiyorum onun için odasında zaman geçirmeyi planlıyorum. misafirliğe gittiğimde sırf ben rahat rahat sohbet edeyim diye çocuğuma televizyon açmak istemiyorum. öyle bir anne olmak istemiyorum. bunun için Rabbimden en büyük isteğim " Allahım bana istediğim gibi çocuk yetiştirme sabrı ver" . her zaman bu şekilde dua ediyorum. inşallah büyük konuşmuyorumdur..
neyse çok uzattım kızlar kusura bakmayın bu konuda çok dertliyim. öğrencilerimden dolayı. başınızı ağrıttım kusuruma bakmayın öpüyorum hepinizi
bebeklere televizyon izletme mevzusu açılmış. bu konuda bazı şeyler söylemek istiyorum müsadenizle :)
ben bir sınıf öğretmeniyim. çocuklarımla birebir ilgilenme fırsatım oluyor. hem kendileriyle hem aileleriyle. çocuklarımızın en büyük problemi televizyon ve bilgisayar. maalesef gelişen teknoloji gelişmesi duran zihinler olarak karşımıza çıkıyor. öğrencilerimde üzüntüyle farkettiğim en büyük sorun hayal güçlerinin gelişmemiş olması. ne resim yapabiliyorlar (elbette her birinin birer picasso olmasını beklemiyoruz) ne şiir yazabiliyorlar ne yazı hikaye ne masal yazabiliyorlar. üzücü ama gerçek. her sene elimize gelen çocuklar bir adım daha gerilemiş oluyorlar. hayal kurmasını bilmeyen çocuklarımız oluyor yeri geliyor. bizler kitap okurken kitapta yazanları hayalgücümüzü kullanarak tasvir edip gözümüzde canlandırabiliyoruz. işte günümüz çocuklarının çoğunda maalesef bu yok. işte o sebepten kitap okumaktan zevk bile almıyorlar. çok uzatmak istemiyorum bunlar benim gözlemlerim.
gelelim bana:
bu benim ilk bebeğim olacak nasipse. televizyon konusunda şiddetle karşı olduğum için ilk 3yaşına kadar izletmeyi düşünmüyorum. bakıcıya vereceğim. onun izletmesini engellemek içinse televizyon kablolarını saklayacağım. hem gözlerine hem zihnine verdiği tahribat oyalanmasından daha önemli benim gözümde. bunları çevremde kiminle paylaştıysam herkes alaycı bir şekilde güldü bana. hele bir çocuğun olsun da gör laflarından nefret ediyorum. büyük konuşmuyorum ama benim idealim bu kendime bir hedef koydum. babası bana pek uymayı düşünmüyor ama kendi bilir. zaten bütün gün işte oluyoruz çocuğumla kaliteli vakit geçirmek istiyorum onun için odasında zaman geçirmeyi planlıyorum. misafirliğe gittiğimde sırf ben rahat rahat sohbet edeyim diye çocuğuma televizyon açmak istemiyorum. öyle bir anne olmak istemiyorum. bunun için Rabbimden en büyük isteğim " Allahım bana istediğim gibi çocuk yetiştirme sabrı ver" . her zaman bu şekilde dua ediyorum. inşallah büyük konuşmuyorumdur..
neyse çok uzattım kızlar kusura bakmayın bu konuda çok dertliyim. öğrencilerimden dolayı. başınızı ağrıttım kusuruma bakmayın öpüyorum hepinizi
bebeklere televizyon izletme mevzusu açılmış. bu konuda bazı şeyler söylemek istiyorum müsadenizle :)
ben bir sınıf öğretmeniyim. çocuklarımla birebir ilgilenme fırsatım oluyor. hem kendileriyle hem aileleriyle. çocuklarımızın en büyük problemi televizyon ve bilgisayar. maalesef gelişen teknoloji gelişmesi duran zihinler olarak karşımıza çıkıyor. öğrencilerimde üzüntüyle farkettiğim en büyük sorun hayal güçlerinin gelişmemiş olması. ne resim yapabiliyorlar (elbette her birinin birer picasso olmasını beklemiyoruz) ne şiir yazabiliyorlar ne yazı hikaye ne masal yazabiliyorlar. üzücü ama gerçek. her sene elimize gelen çocuklar bir adım daha gerilemiş oluyorlar. hayal kurmasını bilmeyen çocuklarımız oluyor yeri geliyor. bizler kitap okurken kitapta yazanları hayalgücümüzü kullanarak tasvir edip gözümüzde canlandırabiliyoruz. işte günümüz çocuklarının çoğunda maalesef bu yok. işte o sebepten kitap okumaktan zevk bile almıyorlar. çok uzatmak istemiyorum bunlar benim gözlemlerim.
gelelim bana:
bu benim ilk bebeğim olacak nasipse. televizyon konusunda şiddetle karşı olduğum için ilk 3yaşına kadar izletmeyi düşünmüyorum. bakıcıya vereceğim. onun izletmesini engellemek içinse televizyon kablolarını saklayacağım. hem gözlerine hem zihnine verdiği tahribat oyalanmasından daha önemli benim gözümde. bunları çevremde kiminle paylaştıysam herkes alaycı bir şekilde güldü bana. hele bir çocuğun olsun da gör laflarından nefret ediyorum. büyük konuşmuyorum ama benim idealim bu kendime bir hedef koydum. babası bana pek uymayı düşünmüyor ama kendi bilir. zaten bütün gün işte oluyoruz çocuğumla kaliteli vakit geçirmek istiyorum onun için odasında zaman geçirmeyi planlıyorum. misafirliğe gittiğimde sırf ben rahat rahat sohbet edeyim diye çocuğuma televizyon açmak istemiyorum. öyle bir anne olmak istemiyorum. bunun için Rabbimden en büyük isteğim " Allahım bana istediğim gibi çocuk yetiştirme sabrı ver" . her zaman bu şekilde dua ediyorum. inşallah büyük konuşmuyorumdur..
neyse çok uzattım kızlar kusura bakmayın bu konuda çok dertliyim. öğrencilerimden dolayı. başınızı ağrıttım kusuruma bakmayın öpüyorum hepinizi
Kesinlikle sana katılıyorum canım.. Özellikle kendini kadın programlarına kaptırıp çocuklarınıda esir eden ev hanımı anneleri şiddetle kınıyorum.. Zeka geliştirici çizgifilmlerede inanmıyorum.. O yüzden bende tv den uzak tutmak için ne gerekiyorsa yapıcam.
Bence çocukların 2-3 yaşına kadar tek istediği ilgi, sevgi ve onlarla oyun oynamak..
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?