İyi de her gün birinin yemek göndermesi iyi bir şey değil ki. Ben yeni evlendiğimde annem yapıyordu bunu bana. Yemek yapmışım üç çeşit, bir de annem getiriyordu, bu sefer birinden biri yenmiyor, kalıyor. Ziyan oluyor, yazık oluyor emeğe de malzemeye de. Ben aylık liste hazırlıyorum mesela. Her gün yapacağım şey belli, malzemeleri evde hazır, düzenim var. Annem her gün bir kilo fasulye, karnabahar vs. getiriyordu. Karnabahar yemiyorum mesela ben ama değerlendirmek durumunda kalıyordum. Evdeki sebze bozulmaya yüz tutuyordu. Elbette iyi niyet ama sürekli hale geldiğinde düzen şaşıyor, evindeki çamaşırı birinin yıkaması gibi bir şey. Ben bunu hala tam olarak çözemedim. Her gün ne yediniz diye soruyor hala, ne pişiriyorsun, ne yaptın vs. Ben yemek sevdiğim için genelde üç çeşit yemeğim hep olur ama bazen işten geldiğimde yumurta kırmak istiyoruz, hazır yemek istiyoruz, o zaman da bakıyorum bizim eve sipariş veriyor. Dünyanın parasını veriyor yemeğe, biz mahçup oluyoruz. Bu sefer yedik diyorum, makarna yaptım filan diyorum, yalan söylüyorum resmen. Bunu yaşamak lazım anlayabilmek için, gerçekten bir süre sonra insan sürekli karışılıyor gibi hissediyor. Hala çocuk gibi hissediyor, beceremiyormuş gibi, ev idare edemiyormuş gibi hissediyor.