3 yıllık ilişkimi "bitirdikten" 2 hafta sonra biriyle tanıştım. Tekrarlıyorum "tanıştım".. Sadece tanıştım diye ex kişisi her yerde 'mavi beni aldattı' diye duygu sömürüsü kasıp, mağdur erkeği oynadı.. Mağdur, kırılmış, yaralı erkek rolü ona öyle kapıları açmıştı ki, her yerde yaralarını sarmak isteyen kızlar beliriverdi, kıyamamAldatmadım, ama o öyle anlatacak. Yarın için sabır dileyin bana.
Geldim geldim biraz uzun konuştuk yeni olunca ilişki, özür dilerim. :) Yazıyorum.
Hatun asilya ne kadar naif bir hatunsun sen yahu..
sana takılmak pek keyifli diyip arttırıyorum yazman hızlıdır inşallah
Kac çocuk yapcağnız .Durun kız evlendirdiniz hemen
Yiyiştiğin nedir ya terbiyesiz herif.ne gereksiz bir varlıktır.gösterdi sana pislik yüzünü şukret.zaten konularini okuyunca insallah o gereksizden ayrilir unutur diyordum özellikle sana yilbasinda yeaahh çektiği gün.gereksiz sinirlerini yipratma.mesaj atarsa cevap dahi verme.küfür ve tehdit icerikli birseyler yazarsa da hemen savciliga ver ugrasmaKızlar yemekten döneli 1 saat oldu da ben sinirden kendimi yeni yeni toparlıyorum öncelikle özür dilerim herkes beklemiş. Yemeği ayrıca anlatacağım beni sakinleştirebilirseniz.
Yemek güzel geçti, bilahare anlatacağım. Beni çocuk evden aldı sağ olsun, eve geri bıraktı. Arabada da biraz yakınlaşmamız oldu, bu sefer benim karşılık verdiğim bir öpüşme oldu diyeyim. Neyse vedalaştık arabadan indim. Bu arada size evimin girişini tarif edeyim, benim evimin girişi biraz karanlık, kenarda da ağaçlar var rahat araba park edeceğiniz seviyede altına. Evimin giriş merdivenleri de karanlık, yaklaşınca sensör çalışıyor öyle görüyorsunuz merdivenleri. Bunu niye anlatıyorum, eve doğru yürürken merdivenlerde oturan birini gördüm. Oturan kim, eski sevgilim. Vallahi gerçek. Kız kardeşim de şansa evde yok, köpeği yürüyüşe çıkarmış meğer o ara.
Merdivenlere oturmuş böyle bacakları açmış, elleri arada birleştirmiş sayko sayko bana bakıyor. Sensör birden açılınca nasıl ürktüm anlatamam. Gülmeye başladı ama hiçbir şey demiyor, beni süzüyor sadece. "Ne istiyorsun ayrılmadık mı biz?" dedim. "Ya ben salağım ya, ben beyinsizim ya ben bilmem ne evladıyım" falan diye küfür saymaya başladı. "Sus insanlar duyacak gece gece" dedim. "Beni bu arabada (çok utanarak yazıyorum burayı kusura bakmayın) yiyiştiğin herif için mi terk ettin, senin Allah belanı versin" dedi. Yürüdü gitti, arabası da o girişteki ağaçların arkasında duruyormuş bindi gitti. Ben sinirden titremeye başladım ama kızlar ağzım açılmıyor, ben ne hata yaptım Allah aşkına, benim belamı isteyecek ne yaşandı? Ablası için beni terk eden o değil miydi? Beni adam yerine koymayan o değil miydi? Kız kardeşim gelene dek ağladım, çocuk aradı telefonu açamadım mesaj attım merak etme eve girdim, çok yoruldum uyuyabilirim yazdım ki anlamasın. Kız kardeşimi zor sakinleştirdim, o ayrı dellendi ben ayrı perişan durumdayım. Güzelim geçen yemek zehir oldu Allah kahretsin, nefret ediyorum!
Nooption , @-Mavi , @Mune , @Kozlenmis patates kızlar beni sakinleştirin ne olursunuz.
Aynen aynenHatun asil
Haydi yazyazGeldim geldim biraz uzun konuştuk yeni olunca ilişki, özür dilerim. :) Yazıyorum.
ya ne kadar naif bir hatunsun sen yahu..
sana takılmak pek keyifli diyip arttırıyorum yazman hızlıdır inşallah
Hatun asil
Aynen aynen
Ne gzel bir duyguydu ya esimizn olmalarıda ayrı bir gzelYa sizi alıntıladım ama, bende eşimle ilk buluştuğumda o kadar etkilenmiştim ki daha merhabalaşmadan "öp beni" demiştimVe şaşkın şaşkın yanağımdan öpmüştü Yazasım geldi çok Sonra yıllardır sevgiliymişiz gibi elimden tuttu yürümeye başladık falan
Yani acele ama mutluysan diyecek birşey yokÇocuk çocuk diye yazmıyorum artık nicki doktor civanım olsun siz anlayın :)
Doktor civanım söylediği saatten 10 dakika erken geldi, bütün aksilikler burada başlıyorduuu diyormuşum şaka şaka. :) O aceleyle çantaya rujumu atmayı unutmuşum sadece. Aşağı indim, giriş kapısını açmadan gözetliyorum baktım arabadan inmiş yan aynaya bakarak saçını falan düzeltiyor ehehe. Biraz düzeltmesini falan seyrettim, sonra çıktım. Merhaba naber dedim sarıldık, yanaktan öpüştük. Ama hiçbir şey söylemiyor sadece bana bakıyor, kapımı falan açtı binerken. Bindik, "Eee pek bir şey söylemedin" dedim, "O kadar güzel olmuşsun ki..." dedi benim yüzüm oldu size en alasından allıklı surat. Bir şey söylersem saçmalarım şimdi diye radyodan müzik aramaya başladım. O sırada Beatles'ın And I Love Her'i çalıyordu bir kanalda, onu buldum. Bilerek bir iki saniye duraksadımO da "Değiştirme kalsın çok severim bu şarkıyı" dedi, bunu dinleye dinleye gittik.
Sonra vardık yemek yiyeceğimiz yere. Hemen kapımı açmaya, sandalyemi falan çekmeye davranıyor ama belli hareketler acemi istemsiz güldümÖnce işten güçten konuştuk, o biraz yorgun olduğundan bahsetti işte planlarından bahsetti yandal yapacakmış falan filan çok da anlamıyorum ama öyle güzel gülerek falan anlatıyor ki sırf gülüşünü izliyorum. Hayatımda gördüğüm en güzel erkek gülüşlerinden birisi. Sonra ben kendimi anlattım, çalışma ortamımdan, yüksek lisans düşüncelerimden bahsettim. Sonra ailelerimizden konuştuk, anne-babası kamudan emekli olunca bir tane yazlık almışlar deniz kenarında orada yaşıyorlarmış. Burada kaldıkları evi de benim doktor civanıma bırakmışlar, o da burada düzenini bozmadan yaşamaya devam etmiş. Yemek yapmayı hala bilmediğini söyledi, bunu söylerken yemekler geldi. Bir çatal aldı, "Seninki gibi değildir kesin bunlar, hepsinden ikişer tabak yiyecektim benden korkma diye yemedim" dedi güldü. (Bu arada boyu 1.96, yapılı bir çocuk. Şişman değil de anlamışsınızdır)
Tatlıları yerken zurnanın zırt dediği yere geldik. Doktor civanıma kardeşimle yaşadığım komik olaylardan bahsediyordum hatta biri burada da anlattığım şu komşunun oğlu olayı ehehe. Onu anlattım güldük ettik, bir sigara yaktı doktorum. Dedi ki "Astoria, inşallah beni arkadaşın olarak görmüyorsundur." Ben gülümsedim sadece, bir şey diyemedim hiçbir zaman hazırcevap bir tip olamadım ki zaten. Buradaki öneriler de uçtu gitti kafamdan o an. Sonra o devam etti. "Ben senden çok etkilendim" dedi, "Seni ilk kez gördüğümde gözlerindeki mutsuzluğu gördüm, o mutsuzluğu alacak kişi bendim sanki bunu hissettim" dedi. Ya da böyle bir şeydi. "Bana belki inanmayacaksın ama ilk görüşte bu kadar kapıldığım biri olduğunu hatırlamıyorum, o yüzden evinden ayrılırken kendimi tutamadım. Sana karşı yanlış bir şey yapmak istemiyorum, bana ısınamadıysan, hala eski sevgilini seviyorsan lütfen bana söyle ben sana asla kırılmam. Senin mutsuzluğunu almayı kendime görev edindim, ister benimle ister bensiz ama senin mutsuz olmanı istemiyorum. Bu kadar güzel bir kadına mutsuz olmak yakışmıyor" dedi.
Ben eridim kızlar, vallahi dondurma gibi eridim."Bizim ilişkimiz bitmişti zaten X, uzatmaları oynayan zavallı bir ilişkiydi. Seninle tanışacağımı bilmiyordum o ortamda ama garip bir şekilde ben de senin yanında mutluyum. Sonu nereye gider bilmiyorum ama seninle yollarımı ayırmak istemiyorum" dedim. Kızlar, öyle bir güldü ki, o anlattığım gülüşleri 5'le çarpın öyle. Sonra hesabı istedi, "Biraz yürüyelim çok yedik" falan yaptı gülüştük. Sonra yürürken elimi tuttu, el ele dolaştık biraz caddeyi. En son işte "Kardeşim de merak etmesin" dedim, öyle beni eve bıraktı. Arabada da öptü beni, bu sefer ben de karşılık verdim. Acele mi ediyorum bilmiyorum ama şu anda mutluyum cidden, yani tamamen spontane gelişiyor her şey. Yanlış yapıyorsam da pişmanlık duymam gibi, çünkü mutluyum.
Çocuk çocuk diye yazmıyorum artık nicki doktor civanım olsun siz anlayın :)
Doktor civanım söylediği saatten 10 dakika erken geldi, bütün aksilikler burada başlıyorduuu diyormuşum şaka şaka. :) O aceleyle çantaya rujumu atmayı unutmuşum sadece. Aşağı indim, giriş kapısını açmadan gözetliyorum baktım arabadan inmiş yan aynaya bakarak saçını falan düzeltiyor ehehe. Biraz düzeltmesini falan seyrettim, sonra çıktım. Merhaba naber dedim sarıldık, yanaktan öpüştük. Ama hiçbir şey söylemiyor sadece bana bakıyor, kapımı falan açtı binerken. Bindik, "Eee pek bir şey söylemedin" dedim, "O kadar güzel olmuşsun ki..." dedi benim yüzüm oldu size en alasından allıklı surat. Bir şey söylersem saçmalarım şimdi diye radyodan müzik aramaya başladım. O sırada Beatles'ın And I Love Her'i çalıyordu bir kanalda, onu buldum. Bilerek bir iki saniye duraksadımO da "Değiştirme kalsın çok severim bu şarkıyı" dedi, bunu dinleye dinleye gittik.
Sonra vardık yemek yiyeceğimiz yere. Hemen kapımı açmaya, sandalyemi falan çekmeye davranıyor ama belli hareketler acemi istemsiz güldümÖnce işten güçten konuştuk, o biraz yorgun olduğundan bahsetti işte planlarından bahsetti yandal yapacakmış falan filan çok da anlamıyorum ama öyle güzel gülerek falan anlatıyor ki sırf gülüşünü izliyorum. Hayatımda gördüğüm en güzel erkek gülüşlerinden birisi. Sonra ben kendimi anlattım, çalışma ortamımdan, yüksek lisans düşüncelerimden bahsettim. Sonra ailelerimizden konuştuk, anne-babası kamudan emekli olunca bir tane yazlık almışlar deniz kenarında orada yaşıyorlarmış. Burada kaldıkları evi de benim doktor civanıma bırakmışlar, o da burada düzenini bozmadan yaşamaya devam etmiş. Yemek yapmayı hala bilmediğini söyledi, bunu söylerken yemekler geldi. Bir çatal aldı, "Seninki gibi değildir kesin bunlar, hepsinden ikişer tabak yiyecektim benden korkma diye yemedim" dedi güldü. (Bu arada boyu 1.96, yapılı bir çocuk. Şişman değil de anlamışsınızdır)
Tatlıları yerken zurnanın zırt dediği yere geldik. Doktor civanıma kardeşimle yaşadığım komik olaylardan bahsediyordum hatta biri burada da anlattığım şu komşunun oğlu olayı ehehe. Onu anlattım güldük ettik, bir sigara yaktı doktorum. Dedi ki "Astoria, inşallah beni arkadaşın olarak görmüyorsundur." Ben gülümsedim sadece, bir şey diyemedim hiçbir zaman hazırcevap bir tip olamadım ki zaten. Buradaki öneriler de uçtu gitti kafamdan o an. Sonra o devam etti. "Ben senden çok etkilendim" dedi, "Seni ilk kez gördüğümde gözlerindeki mutsuzluğu gördüm, o mutsuzluğu alacak kişi bendim sanki bunu hissettim" dedi. Ya da böyle bir şeydi. "Bana belki inanmayacaksın ama ilk görüşte bu kadar kapıldığım biri olduğunu hatırlamıyorum, o yüzden evinden ayrılırken kendimi tutamadım. Sana karşı yanlış bir şey yapmak istemiyorum, bana ısınamadıysan, hala eski sevgilini seviyorsan lütfen bana söyle ben sana asla kırılmam. Senin mutsuzluğunu almayı kendime görev edindim, ister benimle ister bensiz ama senin mutsuz olmanı istemiyorum. Bu kadar güzel bir kadına mutsuz olmak yakışmıyor" dedi.
Ben eridim kızlar, vallahi dondurma gibi eridim."Bizim ilişkimiz bitmişti zaten X, uzatmaları oynayan zavallı bir ilişkiydi. Seninle tanışacağımı bilmiyordum o ortamda ama garip bir şekilde ben de senin yanında mutluyum. Sonu nereye gider bilmiyorum ama seninle yollarımı ayırmak istemiyorum" dedim. Kızlar, öyle bir güldü ki, o anlattığım gülüşleri 5'le çarpın öyle. Sonra hesabı istedi, "Biraz yürüyelim çok yedik" falan yaptı gülüştük. Sonra yürürken elimi tuttu, el ele dolaştık biraz caddeyi. En son işte "Kardeşim de merak etmesin" dedim, öyle beni eve bıraktı. Arabada da öptü beni, bu sefer ben de karşılık verdim. Acele mi ediyorum bilmiyorum ama şu anda mutluyum cidden, yani tamamen spontane gelişiyor her şey. Yanlış yapıyorsam da pişmanlık duymam gibi, çünkü mutluyum.
Allahiimmm hakkinda en hayirlisini yasamayi nasip etsin benim kalbim pir pir etti massallah hep boyle olsunÇocuk çocuk diye yazmıyorum artık nicki doktor civanım olsun siz anlayın :)
Doktor civanım söylediği saatten 10 dakika erken geldi, bütün aksilikler burada başlıyorduuu diyormuşum şaka şaka. :) O aceleyle çantaya rujumu atmayı unutmuşum sadece. Aşağı indim, giriş kapısını açmadan gözetliyorum baktım arabadan inmiş yan aynaya bakarak saçını falan düzeltiyor ehehe. Biraz düzeltmesini falan seyrettim, sonra çıktım. Merhaba naber dedim sarıldık, yanaktan öpüştük. Ama hiçbir şey söylemiyor sadece bana bakıyor, kapımı falan açtı binerken. Bindik, "Eee pek bir şey söylemedin" dedim, "O kadar güzel olmuşsun ki..." dedi benim yüzüm oldu size en alasından allıklı surat. Bir şey söylersem saçmalarım şimdi diye radyodan müzik aramaya başladım. O sırada Beatles'ın And I Love Her'i çalıyordu bir kanalda, onu buldum. Bilerek bir iki saniye duraksadımO da "Değiştirme kalsın çok severim bu şarkıyı" dedi, bunu dinleye dinleye gittik.
Sonra vardık yemek yiyeceğimiz yere. Hemen kapımı açmaya, sandalyemi falan çekmeye davranıyor ama belli hareketler acemi istemsiz güldümÖnce işten güçten konuştuk, o biraz yorgun olduğundan bahsetti işte planlarından bahsetti yandal yapacakmış falan filan çok da anlamıyorum ama öyle güzel gülerek falan anlatıyor ki sırf gülüşünü izliyorum. Hayatımda gördüğüm en güzel erkek gülüşlerinden birisi. Sonra ben kendimi anlattım, çalışma ortamımdan, yüksek lisans düşüncelerimden bahsettim. Sonra ailelerimizden konuştuk, anne-babası kamudan emekli olunca bir tane yazlık almışlar deniz kenarında orada yaşıyorlarmış. Burada kaldıkları evi de benim doktor civanıma bırakmışlar, o da burada düzenini bozmadan yaşamaya devam etmiş. Yemek yapmayı hala bilmediğini söyledi, bunu söylerken yemekler geldi. Bir çatal aldı, "Seninki gibi değildir kesin bunlar, hepsinden ikişer tabak yiyecektim benden korkma diye yemedim" dedi güldü. (Bu arada boyu 1.96, yapılı bir çocuk. Şişman değil de anlamışsınızdır)
Tatlıları yerken zurnanın zırt dediği yere geldik. Doktor civanıma kardeşimle yaşadığım komik olaylardan bahsediyordum hatta biri burada da anlattığım şu komşunun oğlu olayı ehehe. Onu anlattım güldük ettik, bir sigara yaktı doktorum. Dedi ki "Astoria, inşallah beni arkadaşın olarak görmüyorsundur." Ben gülümsedim sadece, bir şey diyemedim hiçbir zaman hazırcevap bir tip olamadım ki zaten. Buradaki öneriler de uçtu gitti kafamdan o an. Sonra o devam etti. "Ben senden çok etkilendim" dedi, "Seni ilk kez gördüğümde gözlerindeki mutsuzluğu gördüm, o mutsuzluğu alacak kişi bendim sanki bunu hissettim" dedi. Ya da böyle bir şeydi. "Bana belki inanmayacaksın ama ilk görüşte bu kadar kapıldığım biri olduğunu hatırlamıyorum, o yüzden evinden ayrılırken kendimi tutamadım. Sana karşı yanlış bir şey yapmak istemiyorum, bana ısınamadıysan, hala eski sevgilini seviyorsan lütfen bana söyle ben sana asla kırılmam. Senin mutsuzluğunu almayı kendime görev edindim, ister benimle ister bensiz ama senin mutsuz olmanı istemiyorum. Bu kadar güzel bir kadına mutsuz olmak yakışmıyor" dedi.
Ben eridim kızlar, vallahi dondurma gibi eridim."Bizim ilişkimiz bitmişti zaten X, uzatmaları oynayan zavallı bir ilişkiydi. Seninle tanışacağımı bilmiyordum o ortamda ama garip bir şekilde ben de senin yanında mutluyum. Sonu nereye gider bilmiyorum ama seninle yollarımı ayırmak istemiyorum" dedim. Kızlar, öyle bir güldü ki, o anlattığım gülüşleri 5'le çarpın öyle. Sonra hesabı istedi, "Biraz yürüyelim çok yedik" falan yaptı gülüştük. Sonra yürürken elimi tuttu, el ele dolaştık biraz caddeyi. En son işte "Kardeşim de merak etmesin" dedim, öyle beni eve bıraktı. Arabada da öptü beni, bu sefer ben de karşılık verdim. Acele mi ediyorum bilmiyorum ama şu anda mutluyum cidden, yani tamamen spontane gelişiyor her şey. Yanlış yapıyorsam da pişmanlık duymam gibi, çünkü mutluyum.
gelişmeyi yazınca beni de etiketler misin canım hepsini okuyamayabilirim ne olduğunu okusam yeterli
Yani acele ama mutluysan diyecek birşey yok
Maşallah ya, çok tatlısınız
Allahiimmm hakkinda en hayirlisini yasamayi nasip etsin benim kalbim pir pir etti massallah hep boyle olsun
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?