• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Haksızlık mı yaptım?

Siz patron değilsiniz anladığım kadarıyla. Aynı işi yaptığınız arkadaşınızın eksik iş yapması sebebiyle ona tepki gösteremezsiniz. Şikayetiniz varsa bir üst birimle paylaşsaydınız. Sizin anlattığınıza bakarak ikinizin de aynı olduğunu düşünüyorum. İnsanların işi gücüyle bu kadar kolay oynamayın. O disiplinin aynısı size de uygulanmalıydı. Sorunları çözmenin yolu carlamak olamaz. Hele profesyonel bir iş ortamında hiç olamaz, olmamalı. Daha bir de haksızlık mı yaptım diyorsunuz. Hayır anlamıyorum, kendiniz de aynı şeyi yapmışken nasıl imzaladınız o tutanağı? Ben sizin carlama tonunuza yanıt vermezdim kuvvetle muhtemel ancak haksız bir tutanak meselesi olsaydı sizi kesinlikle şikayet için mahkemeye başvururdum. Arkadaşınıza söylesenize buraya konu açsın, bir de ondan dinleyelim.
İşine bir sıkıntı olmadı,ortak bir yerde çalışıyorduk yan tarafa geçti
 
Siz patron değilsiniz anladığım kadarıyla. Aynı işi yaptığınız arkadaşınızın eksik iş yapması sebebiyle ona tepki gösteremezsiniz. Şikayetiniz varsa bir üst birimle paylaşsaydınız. Sizin anlattığınıza bakarak ikinizin de aynı olduğunu düşünüyorum. İnsanların işi gücüyle bu kadar kolay oynamayın. O disiplinin aynısı size de uygulanmalıydı. Sorunları çözmenin yolu carlamak olamaz. Hele profesyonel bir iş ortamında hiç olamaz, olmamalı. Daha bir de haksızlık mı yaptım diyorsunuz. Hayır anlamıyorum, kendiniz de aynı şeyi yapmışken nasıl imzaladınız o tutanağı? Ben sizin carlama tonunuza yanıt vermezdim kuvvetle muhtemel ancak haksız bir tutanak meselesi olsaydı sizi kesinlikle şikayet için mahkemeye başvururdum. Arkadaşınıza söylesenize buraya konu açsın, bir de ondan dinleyelim.
Ben tutanağı yazdırdım. Kendim yazmadım. Ayrıca bağırdığımı,olayı benim başlattığımı söyledim. Taraflı olmaması için olayı olduğu gibi anlattım. Fakat sürekli alttan alındığı için ilk ters tepkiye bu şekilde öfke patlaması yaşadı
 
sizin işiniz insanların işini kontrol etmek mi? öyle olsa bile bağırarak nasıl uyarabilirsiniz? ikiniz de kovulmalıydınız.
 
Ben tutanağı yazdırdım. Kendim yazmadım. Ayrıca bağırdığımı,olayı benim başlattığımı söyledim. Taraflı olmaması için olayı olduğu gibi anlattım. Fakat sürekli alttan alındığı için ilk ters tepkiye bu şekilde öfke patlaması yaşadı
Sizde suç yok hatalısınız ama olayın gerginliğiyle fevri davranmışsınız sizde bundan sonra emin olmadan insanların hayatını etkileyecek bir şey ortaya koymazsınız ben burda asıl suçlunun sadece sizin sözünüzle karşı tarafı dinlemeden tanıkları dinlemeden karar alıp ceza veren idare olduğunu düşünüyorum…. Bazen de karma diye bişey vardır
 
Ya genel olarak benim sesimin yüksek olmasına takılmışsınız o sebeple buraya yazmak istedim. Burada ilk defa ton yükselmiyor. Daha önce bana defalarca yapıldığı için bende o şekilde tepki verdim. Ayrıca onun şahsına yükselmedim ortaya yükseldim (işin kimin olduğunu bilmiyorum) sitem gibi düşünebilirsiniz. İş onun olduğu için o üzerine alınmış. Sonrasında da kimse kimseyi alttan almadığı için yüksek konuşmaya devam ettik. Fakat tekrar bir konuya değinmek istiyorum. Diyelim ki ben haksızım tepki verdiğim için. Bu bir erkeğin kollarını kaldırıp yeter diye bağırmasını,masada duran kaynar çaya çarpıp panonun,üstümün çay olmasını hakettiğim anlamına mı geliyor? Öyle ki çay öyle hızlı geldi ki üstüme bardak kırıldı,arkadaşımın ayağı yandı. Sinirlerini yatıştırdıktan sonra bile gelip yanlışlıkla olduğunu söylemedi,ki yanlışlıkla olduğunu düşünmüyorum sonradan caydı. Bu denli fiziki bir hareketi ben dahil hiçbir insan haketmez. Kadın erkek.

Ilk defa ses yukselmiyor daha once bana da bagirdilar ben de bagirayim kafasi zaten yanlis bir sey. Size yapildiginda da bunu kabul etmeyecektiniz saygili sekilde konusmaya davet edecektiniz.
Boyle biri bana bagiriyor ben de ortaya bagirayim herkes herkese bagirsin seklinde bir ortamda saygisizligin dozunun artmasi cok normal gun gelir bardakta kirilir tabakta. Ortaya yukselmeniz daha da kotu diger insanlar konudan alaksizsa sizin soylenmenizi dinlemek zorunda degil ekibin modu düşer bu sekilde.
Sorsam eminim benden daha uzun yillardir calisiyorsunuzdur.
Turkiyede calisilmaz diye boşuna demiyordum.
 
Ben tutanağı yazdırdım. Kendim yazmadım. Ayrıca bağırdığımı,olayı benim başlattığımı söyledim. Taraflı olmaması için olayı olduğu gibi anlattım. Fakat sürekli alttan alındığı için ilk ters tepkiye bu şekilde öfke patlaması yaşadı
Tutanağın taraflı olduğunu, sizi savunduğunu kendiniz söylediniz. Çay olayı kameradan kolaylıkla teyit edilebilirdi. Çay olayını gerekçe gösterip ağlayarak manipüle edilmiş görünüyor. Siz rahatsanız diyecek söz yok. Benim yorumum bu. Haklı çıkmanıza izin vermedi diye kinlenip şikayet ettiğinizi de kendiniz söylediniz. Bana göre eşit haksızlıktasınız. Ama bir şekilde kendinizi masum gösterip, karşıdaki kişiye zarar vermişsiniz. Her iş yerinde anlaşmazlıklar çıkıyor. Ama usul denen bir şey var. Ayrıca tutanağı yazmak veya yazdırmak aynı şeyler. Küçümsüyorsunuz ama bir tutanağı bahane gösterip tazminat vermeyen şirketler var ki siz bu kişiye bunun yolunu yapmışsınız. Size göre küçük bana göre büyük bir şey. Yazık.
 
sizin işiniz insanların işini kontrol etmek mi? öyle olsa bile bağırarak nasıl uyarabilirsiniz? ikiniz de kovulmalıydınız.
Tutanak disiplin cezası vs söz konusu muhtemelen devlet memurları. Onun rahatlığıyla sesler yükselip bardak kırılmış. Özelde yapsınlar bakalım soluğu kapının dışında alırlar.
 
İşine bir sıkıntı olmadı,ortak bir yerde çalışıyorduk yan tarafa geçti
İşe devam etmesi zarar görmedi demek değil. Bir de demişsiniz ya; isim vermeden sitem diye, ben bu üslûbu biliyorum: isim vermeden, tam da hedef kişiye ‘arkadaşlar şunu şöyle yapalım, bilmiyorsanız öğrenin, şunu yapmamışsınız..’ gibi gibi sözler. Bunu bazı kişiler başarılı görünmek, başkalarını eziklemek için yapar çünkü başarısızlardır ve bu şekilde bi hamleye ihtiyaçları vardır; bazıları da kin duygusuyla. Bunun hukuki tanımı ‘mobbing’.
 
Arkadaşlar dünden beri içimi kemiren,ağlamaktan içimi dışına çıkartan bir mevzu var hemen anlatıyorum. İş arkaşımla (erkek) basit bir sebepten tartıştık. Mevzuyu biraz ben başlatmış oldum. Sesimi yükselterek bir soru sordum ortaya. O da üzerine alınıp sert cevap verdi. Biz karşılıklı alttan almayıp bağırışmaya başladık. Ama gerçekten fena bağırıyorduk. O da sinirli olduğu için normalde alttan alınan,çok konuştuğu için ‘bununla uğraşılmaz’ diyerek uğraşılmayan biri. Ama bu sefer onu alttan almadım,o bağırdıkça bende bağırdım. Kaba bir insan fakat dinine,Allah’a çok bağlı. Haksızlık yapacak biri değil fakat tartışmanın sonunda yeter diye bağırıp kollarını kaldırdı. Ben o ara ona dönük değildim. Yeter dedikten sonra üzerime çay geldiğini gördüm. Üstüm ıslaktı. Aramızdaki bir arkadaşın ayağı yanmış. (Çay yeni konmuştu. Bardak çok büyük ve sıcaktı) bunu fırlatır fırlatmaz aşağı indi. Bende o gerizekalı bana çay mı fırlattı dediğimi hatırlıyorum. Sonrasına kırık bardakları topladılar. Ben ve ayağı yanan kız içer geçtik. Ona krem sürdük. Kavga ettiğim çocuk aşağıdna gelip sadece ayağı yanan kızdan özür diledi benden dilemedi. Ve ben haklıyım,bana yüksek geleni asla alttan almam dediğini duydum. Neyse ben bunu idareye başta taşımayacaktım. Fakat sonrasında gelip bana bir açıklama,özür va dilemediği için içten içe sinirlendim kinlendim ve idareye taşıdım. Ağlarken tutanak tutturdular bana. Tutanak biraz taraflı bir tutanakmış. Hep beni savunmuş. Fakat ben tartışmayı benim başlattığımı ve benim de bağırdığını söylemiştim. Neyse bu adamın yerini değiştirdiler. Disiplin soruşturması açılacakmış. Sonrasında yeminler etmiş çayı fırlatmadım,yanlışlıkla kolumu kaldırırken döktüm çay da onun üzerine geldi demiş. Fakat bunu ben bilemezdim. Mahkeme değilim sonuçta niyetin sorgulayacak olan ben değilim. Fakat o kadar vicdanım sızlıyor ki yanlışlıkla yapmış olsa bile kolunu kaldırtıp bağırtacak hiçbir şey yapmamıştım. Normalde de sevdiğim bir insandı. Yeri değiştiği için beraber çalıştığımız arkadaşlar da biraz bana tavır koydu. O öyle biri değil bilerek fırlatmamıştır,Tutanak doğru değil,sende bağırdın,senin de suçun var dediler. Bende “olayı kendi anladığım gibi anlattığımı,gerisine karışmadığımı” söyledim sizce haksızlık mı yaptım?
Kolunu kaldırma dediginiz nedir? Vurmak icin elini mi kaldirmis nolmus orayi merak ettim?
 
Arkadaşlar dünden beri içimi kemiren,ağlamaktan içimi dışına çıkartan bir mevzu var hemen anlatıyorum. İş arkaşımla (erkek) basit bir sebepten tartıştık. Mevzuyu biraz ben başlatmış oldum. Sesimi yükselterek bir soru sordum ortaya. O da üzerine alınıp sert cevap verdi. Biz karşılıklı alttan almayıp bağırışmaya başladık. Ama gerçekten fena bağırıyorduk. O da sinirli olduğu için normalde alttan alınan,çok konuştuğu için ‘bununla uğraşılmaz’ diyerek uğraşılmayan biri. Ama bu sefer onu alttan almadım,o bağırdıkça bende bağırdım. Kaba bir insan fakat dinine,Allah’a çok bağlı. Haksızlık yapacak biri değil fakat tartışmanın sonunda yeter diye bağırıp kollarını kaldırdı. Ben o ara ona dönük değildim. Yeter dedikten sonra üzerime çay geldiğini gördüm. Üstüm ıslaktı. Aramızdaki bir arkadaşın ayağı yanmış. (Çay yeni konmuştu. Bardak çok büyük ve sıcaktı) bunu fırlatır fırlatmaz aşağı indi. Bende o gerizekalı bana çay mı fırlattı dediğimi hatırlıyorum. Sonrasına kırık bardakları topladılar. Ben ve ayağı yanan kız içer geçtik. Ona krem sürdük. Kavga ettiğim çocuk aşağıdna gelip sadece ayağı yanan kızdan özür diledi benden dilemedi. Ve ben haklıyım,bana yüksek geleni asla alttan almam dediğini duydum. Neyse ben bunu idareye başta taşımayacaktım. Fakat sonrasında gelip bana bir açıklama,özür va dilemediği için içten içe sinirlendim kinlendim ve idareye taşıdım. Ağlarken tutanak tutturdular bana. Tutanak biraz taraflı bir tutanakmış. Hep beni savunmuş. Fakat ben tartışmayı benim başlattığımı ve benim de bağırdığını söylemiştim. Neyse bu adamın yerini değiştirdiler. Disiplin soruşturması açılacakmış. Sonrasında yeminler etmiş çayı fırlatmadım,yanlışlıkla kolumu kaldırırken döktüm çay da onun üzerine geldi demiş. Fakat bunu ben bilemezdim. Mahkeme değilim sonuçta niyetin sorgulayacak olan ben değilim. Fakat o kadar vicdanım sızlıyor ki yanlışlıkla yapmış olsa bile kolunu kaldırtıp bağırtacak hiçbir şey yapmamıştım. Normalde de sevdiğim bir insandı. Yeri değiştiği için beraber çalıştığımız arkadaşlar da biraz bana tavır koydu. O öyle biri değil bilerek fırlatmamıştır,Tutanak doğru değil,sende bağırdın,senin de suçun var dediler. Bende “olayı kendi anladığım gibi anlattığımı,gerisine karışmadığımı” söyledim sizce haksızlık mı yaptım?
Valla öyle birisi öyle benim konumla ilgili ortaya bağıra bağıra soru soracak ben de alttan almazdım. İnsan evladı gibi ya arkadaşlar şöyle bir konu var kimin konusudur yardımcı olabilecek bar mı falan diye girerim ki benim sesim anadan doğma yüksektir, siz hem bağrış çağırış olayı mahalle kavgasına dönüştürmüşsünüz yetmemiş göremediğiniz bir konu ile ilgili (hakim değilim demişsiniz ama) bildiğin hüküm vermiş adamı resmen çayla sizi ya da kızı kasten yaralamaya teşebbüs etmiş gibi lanse edip adamın yeri ile oynamışsınız bir de haksızlık mı yaptım diyorsunuz? Evet HAKSIZLIK YAPMIŞSINIZ.
 
Arkadaşlar dünden beri içimi kemiren,ağlamaktan içimi dışına çıkartan bir mevzu var hemen anlatıyorum. İş arkaşımla (erkek) basit bir sebepten tartıştık. Mevzuyu biraz ben başlatmış oldum. Sesimi yükselterek bir soru sordum ortaya. O da üzerine alınıp sert cevap verdi. Biz karşılıklı alttan almayıp bağırışmaya başladık. Ama gerçekten fena bağırıyorduk. O da sinirli olduğu için normalde alttan alınan,çok konuştuğu için ‘bununla uğraşılmaz’ diyerek uğraşılmayan biri. Ama bu sefer onu alttan almadım,o bağırdıkça bende bağırdım. Kaba bir insan fakat dinine,Allah’a çok bağlı. Haksızlık yapacak biri değil fakat tartışmanın sonunda yeter diye bağırıp kollarını kaldırdı. Ben o ara ona dönük değildim. Yeter dedikten sonra üzerime çay geldiğini gördüm. Üstüm ıslaktı. Aramızdaki bir arkadaşın ayağı yanmış. (Çay yeni konmuştu. Bardak çok büyük ve sıcaktı) bunu fırlatır fırlatmaz aşağı indi. Bende o gerizekalı bana çay mı fırlattı dediğimi hatırlıyorum. Sonrasına kırık bardakları topladılar. Ben ve ayağı yanan kız içer geçtik. Ona krem sürdük. Kavga ettiğim çocuk aşağıdna gelip sadece ayağı yanan kızdan özür diledi benden dilemedi. Ve ben haklıyım,bana yüksek geleni asla alttan almam dediğini duydum. Neyse ben bunu idareye başta taşımayacaktım. Fakat sonrasında gelip bana bir açıklama,özür va dilemediği için içten içe sinirlendim kinlendim ve idareye taşıdım. Ağlarken tutanak tutturdular bana. Tutanak biraz taraflı bir tutanakmış. Hep beni savunmuş. Fakat ben tartışmayı benim başlattığımı ve benim de bağırdığını söylemiştim. Neyse bu adamın yerini değiştirdiler. Disiplin soruşturması açılacakmış. Sonrasında yeminler etmiş çayı fırlatmadım,yanlışlıkla kolumu kaldırırken döktüm çay da onun üzerine geldi demiş. Fakat bunu ben bilemezdim. Mahkeme değilim sonuçta niyetin sorgulayacak olan ben değilim. Fakat o kadar vicdanım sızlıyor ki yanlışlıkla yapmış olsa bile kolunu kaldırtıp bağırtacak hiçbir şey yapmamıştım. Normalde de sevdiğim bir insandı. Yeri değiştiği için beraber çalıştığımız arkadaşlar da biraz bana tavır koydu. O öyle biri değil bilerek fırlatmamıştır,Tutanak doğru değil,sende bağırdın,senin de suçun var dediler. Bende “olayı kendi anladığım gibi anlattığımı,gerisine karışmadığımı” söyledim sizce haksızlık mı yaptım?
İkinizin hareketleri de yerinde değil ve gereksiz olmuş.

Bu adam kim oluyor da sinirli diye herkes onu alttan alıyor. Şimdiye kadar yaptığı cirkefliklerin bedelini ödüyor demekki.

Siz de yazılanların bir kısmının gerçeği yansitmadigini düşündüğünüz için vicdan azabı çekiyorsunuz.

Eğer sadece yer degistirme ile sınırlı kalacaksa bir sey yapmayın. Bu saatten sonra aynı yerde çalışmanız sıkıntı olurdu. Ayrica tutanakta sizin de imzanız var. Ne diyeceksiniz orada yazilan gercek değildi ama o anlık sinirle ona zarar vermek icin o sekilde yazıldı ben de imza attim mu diyeceksiniz? Umarım böyle bir seyin de iftira olduğunun farkındasınızdir.
 
Gormediniz de sormadınız mı sağa sola ki fırlattı diyebildiniz
görmediğim için firlattidedim demişsiniz
İftira çok korkunç bısey bu arada.
Yani belki yuzde yüz haklıyken Allah in terazisinde iftiradan hüküm giyceksiniz.
Buna endişelenin helallesmesi de zor
Ne diceniz sana iftira attım kardeş hakkını helal et
o da he helal olsun mu
 
Bu hikayede yanan hic bir sucu olmayan is arkdasiniz olmus biriniz el kol savurmus digeriniz bagirip cagirip hirsini almis.Acikcasi isveren olsam ikinize de cikis verirdim üzgünüm ama bir calisani hic bir sucu yokken magdur olabiliyorsa onu korumak zorunda olurum.
 
Vay be, tam da o tartışma anında çay bardağı yerinden fırlamış demek... Yanlışlıkla yapılmasıyla isteyerek yapılması arasında bazı fiziki farklar olur, öyle uçmaz bardak kolay kolay. İkiniz de haksızsınız ama o daha hatalı, geri adım atmayın.
Dindar olması da ne alaka konuyla çözemedim, dindar insanların her hareketi/kararı adilane midir? Kendi tecrübenizi sahiplenin ve sadece ona güvenin.
 
Son düzenleme:
Sizin de ceza almanız lazımdı. Hem karşılıklı kavga etmişsiniz hem şikayet edip göndermişsiniz. Ben de size tavır alırdım. Adamı şikayet ettiğiniz için değil. Seviyesizce davranmaktan.
 
Çayı bilerek fırlattığını düşünüyorum ama sizin açınızdan bakarsak görmediğiniz için bilerek fırlattı diye yazdıramazsınız tutanağa.
Siz yazdırmışsınız diye anladım.
Burda baya hatalısınız.
Onun dışında bir şey varsa ortaya bağırmak yerine kişinin kendisine söyleyin,kişiyi bilmiyorsanız da susun.
Ben hiç sevmem kızım sana söylüyorum,gelinim sen anla durumlarını;kimsenin seveceğini de sanmam.
İlk defa yaptığınız bir şey olduğuna da emin olamadım,bence değil.
Karşı taraf da hatalı zaten cezasını almış onun için yazmadım,sizin vicdanınız rahat değil diye evet bence de hatalısınız demek için sizinkileri söyledim.
Burda esas yanan-her iki anlamda- çay gelen kişi olmuş ama o bile şikayetçi olmamış demek ki bir bildiği var.
Bir de nasıl işyeri orası ya gerçekten nasıl iş yapılır ki orda
 
Herkes görmedim dedi. Elinin süpürür tarzda bardağa doğru gittiğini görmüşler ama yanlışlıkla kolunu kaldırırken de olabilir dediler. Üstüne normalde iyi biri böyle yapmaz da dediler
Herkes alttan alıyormuş ama öfke problemi var diye.
 
Arkadaşlar dünden beri içimi kemiren,ağlamaktan içimi dışına çıkartan bir mevzu var hemen anlatıyorum. İş arkaşımla (erkek) basit bir sebepten tartıştık. Mevzuyu biraz ben başlatmış oldum. Sesimi yükselterek bir soru sordum ortaya. O da üzerine alınıp sert cevap verdi. Biz karşılıklı alttan almayıp bağırışmaya başladık. Ama gerçekten fena bağırıyorduk. O da sinirli olduğu için normalde alttan alınan,çok konuştuğu için ‘bununla uğraşılmaz’ diyerek uğraşılmayan biri. Ama bu sefer onu alttan almadım,o bağırdıkça bende bağırdım. Kaba bir insan fakat dinine,Allah’a çok bağlı. Haksızlık yapacak biri değil fakat tartışmanın sonunda yeter diye bağırıp kollarını kaldırdı. Ben o ara ona dönük değildim. Yeter dedikten sonra üzerime çay geldiğini gördüm. Üstüm ıslaktı. Aramızdaki bir arkadaşın ayağı yanmış. (Çay yeni konmuştu. Bardak çok büyük ve sıcaktı) bunu fırlatır fırlatmaz aşağı indi. Bende o gerizekalı bana çay mı fırlattı dediğimi hatırlıyorum. Sonrasına kırık bardakları topladılar. Ben ve ayağı yanan kız içer geçtik. Ona krem sürdük. Kavga ettiğim çocuk aşağıdna gelip sadece ayağı yanan kızdan özür diledi benden dilemedi. Ve ben haklıyım,bana yüksek geleni asla alttan almam dediğini duydum. Neyse ben bunu idareye başta taşımayacaktım. Fakat sonrasında gelip bana bir açıklama,özür va dilemediği için içten içe sinirlendim kinlendim ve idareye taşıdım. Ağlarken tutanak tutturdular bana. Tutanak biraz taraflı bir tutanakmış. Hep beni savunmuş. Fakat ben tartışmayı benim başlattığımı ve benim de bağırdığını söylemiştim. Neyse bu adamın yerini değiştirdiler. Disiplin soruşturması açılacakmış. Sonrasında yeminler etmiş çayı fırlatmadım,yanlışlıkla kolumu kaldırırken döktüm çay da onun üzerine geldi demiş. Fakat bunu ben bilemezdim. Mahkeme değilim sonuçta niyetin sorgulayacak olan ben değilim. Fakat o kadar vicdanım sızlıyor ki yanlışlıkla yapmış olsa bile kolunu kaldırtıp bağırtacak hiçbir şey yapmamıştım. Normalde de sevdiğim bir insandı. Yeri değiştiği için beraber çalıştığımız arkadaşlar da biraz bana tavır koydu. O öyle biri değil bilerek fırlatmamıştır,Tutanak doğru değil,sende bağırdın,senin de suçun var dediler. Bende “olayı kendi anladığım gibi anlattığımı,gerisine karışmadığımı” söyledim sizce haksızlık mı yaptım?
Normalde ıkınızınde atılması lazım. Olan olmuş artık. Ikınızde yukselmısınız. Çay fırlatmak başkasına zarar vermek ve hala işten atılmamak. İnsan iş ortamında bazen durduramıya bılıyor kendını ama abartmıs karsı taraf. Arada bı arkadasınız da zarar görmüş. Kendını suçlama zamanı gerı alamazsın.
 
Arkadaşlar dünden beri içimi kemiren,ağlamaktan içimi dışına çıkartan bir mevzu var hemen anlatıyorum. İş arkaşımla (erkek) basit bir sebepten tartıştık. Mevzuyu biraz ben başlatmış oldum. Sesimi yükselterek bir soru sordum ortaya. O da üzerine alınıp sert cevap verdi. Biz karşılıklı alttan almayıp bağırışmaya başladık. Ama gerçekten fena bağırıyorduk. O da sinirli olduğu için normalde alttan alınan,çok konuştuğu için ‘bununla uğraşılmaz’ diyerek uğraşılmayan biri. Ama bu sefer onu alttan almadım,o bağırdıkça bende bağırdım. Kaba bir insan fakat dinine,Allah’a çok bağlı. Haksızlık yapacak biri değil fakat tartışmanın sonunda yeter diye bağırıp kollarını kaldırdı. Ben o ara ona dönük değildim. Yeter dedikten sonra üzerime çay geldiğini gördüm. Üstüm ıslaktı. Aramızdaki bir arkadaşın ayağı yanmış. (Çay yeni konmuştu. Bardak çok büyük ve sıcaktı) bunu fırlatır fırlatmaz aşağı indi. Bende o gerizekalı bana çay mı fırlattı dediğimi hatırlıyorum. Sonrasına kırık bardakları topladılar. Ben ve ayağı yanan kız içer geçtik. Ona krem sürdük. Kavga ettiğim çocuk aşağıdna gelip sadece ayağı yanan kızdan özür diledi benden dilemedi. Ve ben haklıyım,bana yüksek geleni asla alttan almam dediğini duydum. Neyse ben bunu idareye başta taşımayacaktım. Fakat sonrasında gelip bana bir açıklama,özür va dilemediği için içten içe sinirlendim kinlendim ve idareye taşıdım. Ağlarken tutanak tutturdular bana. Tutanak biraz taraflı bir tutanakmış. Hep beni savunmuş. Fakat ben tartışmayı benim başlattığımı ve benim de bağırdığını söylemiştim. Neyse bu adamın yerini değiştirdiler. Disiplin soruşturması açılacakmış. Sonrasında yeminler etmiş çayı fırlatmadım,yanlışlıkla kolumu kaldırırken döktüm çay da onun üzerine geldi demiş. Fakat bunu ben bilemezdim. Mahkeme değilim sonuçta niyetin sorgulayacak olan ben değilim. Fakat o kadar vicdanım sızlıyor ki yanlışlıkla yapmış olsa bile kolunu kaldırtıp bağırtacak hiçbir şey yapmamıştım. Normalde de sevdiğim bir insandı. Yeri değiştiği için beraber çalıştığımız arkadaşlar da biraz bana tavır koydu. O öyle biri değil bilerek fırlatmamıştır,Tutanak doğru değil,sende bağırdın,senin de suçun var dediler. Bende “olayı kendi anladığım gibi anlattığımı,gerisine karışmadığımı” söyledim sizce haksızlık mı yaptım?
Normalde ıkınızınde atılması lazım. Olan olmuş artık. Ikınızde yukselmısınız. Çay fırlatmak başkasına zarar vermek ve hala işten atılmamak. İnsan iş ortamında bazen durduramıya bılıyor kendını ama abartmıs karsı taraf. Arada bı arkadasınız da zarar görmüş. Kendını suçlama zamanı gerı alamazsın. Birde diz o iş yerınde müdür müsünüz? Eksik iş yapıldı diye müdür ikaz edebılır. Ki müdür bile bagıramaz. Garıp gerçekten.
 
Back
X